nokta

Nokta

Bu resmi ilk gördüğümde, “Vay be, dünya gerçekten de bu kadar küçük müymüş? “ dedim kendi kendime. Atalarımız “ Mağrurlanma padişahım senden büyük ‘Allah’ var”  ya da “Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı sana da kalmaz” derken anlamışlar, anlatmışlar ta o zamanlar evrende küçücük bir nokta olduğumuzu da, biz hala anlayamamışız maalesef. Hepimiz bir telaş içindeyiz.. Özellikle de ben! Hep bir yerlere yetişme telaşı içindeyim.. Hep çabucak olsun istiyorum her şey.. Hızlı hızlı.. Beni tanıyanlar bilir. Bir “vakitlice felsefem” vardır.  İşe vakitlice gideyim ama […]

hayır diyemeyenler

Hayır Diyemeyenler ..

    Çoğu kez karşımızdakine  “Hayır” diyemeyiz. Karşımızdaki insan; sırf bizi sevsin, aman bize kırılmasın diye isteklerimizden çoğunlukla feragat ederiz. İçimizde kötülük yoktur, üzmek istemeyiz kimseyi aslında ama bütün bunlara rağmen yine de karşımızdakini memnun edemeyiz.    Maalesef irademiz zayıfsa, bizim kim olduğumuza başkaları karar verir. Nasıl düşüneceğimize, neyi yapıp neyi yapmayacağımıza  gibi. Bütün bu itaatkar davranışlarımız bizi o kadar bunaltır ki, bazen patlama noktasına gelip “ Sırf senin yüzünden…” li başlayan cümleler kurarız.. Sonra onlar için ne kadar fedakar olduğumuzu, nelerden […]

pazar sendromu

Pazar Sendromu

   Oldum olası sevmem Pazar gününü..Çünkü hiçbir şey yarının Pazartesi olacağı gerçeğini değiştirmez.      Pazar, bütün bir hafta beklediğin hafta sonu tatilinin bittiğinin işaretçisidir.    Cuma ve Cumartesi günü oraya buraya koşturursun, ama Pazar gününe geldin mi öylece kalakalırsın..     Sonraki günü ve yapılacakları düşünmek, zaten başlı başına sinir bozucudur..    Eskiden de böyleydi..Pazar günleri illaki o kazan kaynar,sırayla banyo yapılırdı. Ütü,çamaşır gibi bütün sevimsiz işler o gün vuku bulurdu.    Şimdilerde her ne kadar Pazar günü, kahvaltı ve […]

içimizdeki çocuk

İçimizdeki çocuk..

      Sizi bilmem ama ben içindeki çocuğu büyütemeyenlerdenim.       Öyle ki durduk yerde ortaya çıkar, kızar, küser ,gider.. Hele bir de çocukluğunuzu gerçekten yaşamamışsanız siz istemeseniz de bir yerden çıkar gelir.. ..O yüzden belki oyuncak mağazalarında hala arabalara , bebeklere gözümüzün ucuyla bakmamız..Bir şeyleri hala reyonlardan arayışımız.       Nedense en güzel anılarımız hep çocukluk anılarımız olmuştur. Herşeyiyle fazlasıyla doğal olduğumuz içindir belki.       Bir yerde okumuştum çocukların yetişkinlerden farkı ,kızgın oldukları şeyi ya […]

gül ve kül

Gül ve Kül..

     Çocuklar odaların ortasında el ele tutuşarak beklemişler ölümü..” diye yazıyordu haberin başlığında..Nasıl bir çaresizlik içinde olduklarını düşündükçe dehşete düştüm. Yanarak ölmek!!!     Küçük bir çocuk için, bu hayatta verilebilecek en büyük ceza, bu olsa gerek.Oysa hepsi okumak istemişti.Sadece okumak..Köyden okula yürüyerek geldikleri o patika yolu görünce oturduğumuz yerden aslında onlara ne kadar da uzak olduğumuzu düşündüm. Kim bilir ne hayalleri vardı,neler düşünüyorlardı o zorlu yoldan yürürlerken ..     On iki gül yüzlü çocuğun ihmaller zinciri yüzünden […]

erdal tosun

Erdal Tosun

   Bazı insanları hiç tanımadan da konuşmadan da severiz ya hani. Erdal Tosun da onlardan biriydi benim için..Her ölüm gibi, O da apansızın gidiverdi aramızdan..      İnsanları ağlatmaktan çok güldürmenin zor olduğuna inananlardanım..Erdal Tosun da öyleydi..Belki hiç başrol oyuncusu olarak göremedik onu ama O, hep senaryonun en can alıcı yerindeydi. Bir kelime ederdi..Senaryonun gidişatını değiştirirdi.Asıl başarı da buradaydı zaten..Oyunculuğun sadece yakışıklılık yahut güzel bir vücuda sahip olmaktan ibaret olmadığını gösterdi bizlere performansıyla.      Kendisinin de “Ne olmuş yani […]

başlangıç

Bir yerden başlamak lazım!

     Evet tam da bu yüzden buradayım.   Aslında uzun zamandır cümlelerimi biriktiriyordum. Çünkü kelimeleri seviyorum.Kelimelerin sihirli bir anahtar gibi sahibinin dilinden nasıl bir cümleye dönüştüğünü izlemeyi seviyorum.(Belki de pek mantıklı olamadığım,hatta mantıklı olmayı dahi beceremediğim içindir.) Duyguları seviyorum..(Belkide beynimin sağ tarafının daha fazla çalıştığını düşündüğüm için!) Duygusal ve naif insanları da..Çünkü içimizde ancak iyi hisler ve sevgi var oldukça insanlığımızı devam ettirebileceğimize inanıyorum.     İnsanların kendini oldukları gibi ifade edebilmelerini, duygularını, düşüncelerini istedikleri gibi söyleyebilmelerini çok isterdim. […]