zeigarnik etkisi

Yarım kalan şeyler neden unutulmaz?

Zeigarnik etkisi Dilinize takılan bir şarkının, bütün bir gün boyunca kafanızı meşgul ettiği zamanlar oldu mu? Ya da yarıda kesmek zorunda kaldığınız tatilin, tadının damağınızda kaldığı anlar? Çocuklarınızı zorla götürdüğünüz misafirlikte, oyunun en can alıcı yerinde, “Hadi gidiyoruz!” dediğinizde, neden bu sefer de zorla eve getirirsiniz? Okul yıllarından geriye en çok aklımızda kalan konular, neden o zamanlar öğrenmekte en çok zorlandığımız dersler olmuştur? Bir sınav sonrasında, neden çözdüklerimizden çok, çözemediklerimiz aklımızda kalır? İzine çıkarken, neden kafamızı en çok bitiremediğimiz işlerin […]

anne baba çocuk

Çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte mi hareket etmesi gerekir?

Çocuk gelişiminde anne ve babanın rolü Genelde, çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte hareket etmesi gerektiğine inanılır. Yani baba çocuğuna kızıyorsa, annenin de ona kızması gerektiği, ya da baba çocuğunun bir şeyi yapmasını istemiyorsa, yine annenin de aynı şekilde, buna müsamaha etmemesi gerektiği yönünde salıklar verilir. Açıkçası ben hiç başaramıyorum bunu. Zaten yapım gereği, öyle sert mizaçlı biri de değilimdir. Ayrıca, anne babadan korkmayı da çok mantıksız bulurum. Kaldı ki, insan korktuğu birini nasıl sevebilir ki?   Böyle düşündüğüm […]

başrol

Herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur.

Başrol Bir filmi seyrettiğinizde, kendi hayatınızın da filmlere konu olacak kadar dolu olduğunu düşünerek “Anlatsam roman olur.” dediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur. Aslında doğrudur. Çünkü, bir bakıma herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur. Doğumla birlikte başlayan senaryoda, size verilmiş bir rol mutlaka vardır. Filmin konusu, mekanı, ışıkları, ana karakterleri bellidir. Senaryo ilerledikçe de, yeni karakterler ve mekanlar bu serüvene dahil olur. Oynadığınız rolde başarılı olmak, ya da olmamak tamamen sizin elinizdedir. Müthiş bir performans sergileyerek, başrol oyuncusu olabileceğiniz gibi, iyi oynamaktan vazgeçip, […]

Nazar boncuğu

Batıl inançlarınız var mı?

Batıl İnançlar Uğurlu sayınız ya da kolyeniz var mı? Veya, uğurlu olarak addettiğiniz bir gününüz? Bunlar yoksa bile eminim ki, biri bıçak veya makas gibi kesici bir aleti, elinize vermek istese, sonrasında kavga edebileceğinizden şüphe ederek, onu almak istemediğiniz zamanlar sıklıkla olmuştur. Ya da en azından, o an düşündüğünüz bir şeyi, başkası sizden daha önce söylerse, istemsizce de olsa “İlahi, benden çok yaşayacaksın!” demişliğiniz çoktur. Genellikle, batıl inancımızın olmadığını düşünürüz. Ama kabul etsek de etmesek de, ne yazık ki, çoğumuzun […]

beklemek

Beklemek

Beklemekle geçen günler.. Hayatımız, hep birilerini ya da bir şeyleri bekleyerek geçer. Bazen sabırsızlıkla, bazen heyecanla, bazen çaresizlikle, bazen de korkuyla bekleriz olacakları. Bazen, kısacıktır bu bekleyişler. Göz açıp kapayana kadar geçer gider. Bazen de uzundur. Beklerken, sanki bir ömür biter. Ama hep beklersin. Okulu bitirip, bir an önce işe girmeyi beklersin. Bir yere gitmek için, otobüs, ya da tramvay beklersin. Birini seversin, muradına ermeyi beklersin. Hayata küsünce de, talihinin dönmesini beklersin. Uzun banka kuyruklarında, sabırla sıranın sana gelmesini beklersin. […]

iyi yürekli çocuklar yetiştirebilme

İyi yürekli çocuklar nasıl yetiştirilir?

İyi yürekli çocuklar yetiştirebilme.. Hafta sonları, nerdeyse bütün zamanınızı çocuğunuzla birlikte geçirip, hemen hemen her isteğini yerine getiriyorsunuz ya da alıyorsunuz. Ama ne yaparsanız yapın, onun gözü hala almadığınız o boya kalemlerinde kalıyor. Artık, buna bir son vermenin zamanının geldiğini düşünüp “Hayır!” diyorsunuz. Bu sefer de ağlamaklı sesiyle “İstediğim hiçbir şeyi almıyorsun!” diye sızlanmaya başlıyor. O an, gözüne dizine dursun diyeceğiniz geliyor.. Öyle ya, sanki siz kendinize o vitrinde gördüğünüz gömleği alabildiniz mi? Onun yerine, sırf o mutlu olsun diye, […]

dört mevsim

Ömürler de geçer, mevsimler gibi..

Mevsim şeridi.. İlkokuldayken, mevsim şeridi vardı sınıfımızda. Hala var mı bilmiyorum ama ben onu çok severdim.. Sınıfın duvarında, baştan sona uzanırdı. Üzerine, her mevsim için ayrı ayrı hazırlanmış nesneler yapıştırılırdı. Kış, pamuktan yapılmış kardan adamla; sonbahar da, sarı fon üzerinde duran bir ağacın döktüğü sarı yapraklarla dolu olurdu. İlk baharı, kağıttan yapılmış çiçekler süslerdi. Ağaçlarda, kırmızı ispirto kalemleriyle boyanmış elmalar olurdu. Sanırım, o kırmızı elmalar yüzünden, benim de en sevdiğim meyve elma oldu.   Yaz, turuncu fon üzerinde olurdu. Deniz şemsiyeleri, […]

kırılgan kadınlar

Kırılgan kadınlara ithafen..

En çok da, kadınlar kırılgandır bu hayatta.. Karşısındakini kırmamak için, her şeyi en ince detayına kadar düşünen insanlar vardır. Onlar, diğer insanlara göre hep daha bir hisli, daha bir naziktirler. Kalp kırmaktan, imtina ederler. Kırılırlar, ama yine de, başkalarının kırılmasına izin vermezler. İyi niyetleri, bu yüzden onlara hep ayak bağı olmuştur. Önce, karşısındakini düşünürler. Hassas ve naziktirler.   En büyük korkuları, birilerini gücendirmektir. Çünkü, haklarında kötü biri olduğu yargısına varılsın istemezler. Hatta çoğu zaman, karşı tarafın olumsuz davranışlarından, kendilerini sorumlu […]

yürümek

Yürümek: Açık havada mı? yoksa yürüme bandında mı?

Yürümek.. Yürümeyi çok sevmekle birlikte, çalıştığım için ne yazık ki buna pek fırsat bulamıyorum. Kışın da, erken kararan hava yüzünden dışarı çıkmak mümkün olmuyor. Bu sebeplerden dolayı, hep bir yürüme bandı almayı istemişimdir. Çünkü, evde olursa hep elimin altında olacağını bildiğim için, ne zaman istersem o zaman yürürüm diye düşünüyordum. Gerçi kullananlardan, pek de olumlu şeyler duymamıştım. Bir kaç kere yürüdükten sonra, artık kullanmadıklarını, hatta balkonlarında çamaşır askılığı olarak değerlendirdiklerini söylüyorlardı. Üstelik büyük ve ağır olduğu için de, sabit bir […]