ah

Ah..

      Acının dili yok, ruhu var.
     Akşam haberlerini izlediğimde sadece böyle hissettim.
     Kalanların gözlerinde acı, yüreklerinde ah vardı. Belli ki çaresizlikleri onlarda takat bırakmamıştı. Giden gitmişti artık. Bunu anlamışlardı. Bu saatten sonra öfkeler anlamsız, isyanlar boşunaydı. Metanetli duruşları, hakim olduklarını sandıkları gözyaşları belli ki içlerine akmaktaydı.
    Geride kalmak zordur zaten. Kalmak, kabul etmeye mecbur bırakır insanı. Sabretmeyi öğretir. Kendini türlü bahanelerle avutmayı öğretir.
    Eğer acı çeken beden değil de ruhsa, herşey daha da dayanılmaz hale gelir.  Ruh ağırlaşıp da bedene sığamaz hale gelince duvarlar üzerimize üzerimize gelmeye başlar. Bırakırız kendimizi. Yaprak misali, her rüzgarda düşer olmuşuzdur tutunduğumuz daldan.
   İnsanın yüreğine bir bıçak gibi saplanan acı, biz dokundukça  daha da derine iner. Gözlerden akan yaşlar, kalpteki ağrı, boğazdaki yutkunamama hissi acının ta kendisidir.
   Ne bir dostun sesi ya da varlığı, ne yaslanacak omuz, ne de saçlarınızda gezen bir el sizi hayata bağlar. Her şey nafiledir. Tek derman zamandır ki o da içinde kanayan yaradır.
  Acı çekmek, her gün ölüp ölüp dirilmektir. Eski fotoğraflara bakmak, anılara dalmak, ağlamak , ağlamak. İnsan olmak bu yüzden zordur işte. Yine bu yüzden herkes insan olmayı başaramamıştır bu hayatta. İçindeki ateş kor olsa da sönmez o saatten sonra. Hayat, bundan böyle farklı akar senin için. Anlamaya çalıştıkça bazı şeylerin nedenini, kendinde kaybolur insan. Acısında boğulur, silinmek ister bu hayattan. En sonunda susar.
   Dilin sustuğu yerde, yüreği nasıl susturacağımızı bilemeyiz. Ama hep aynı şeyi hissederiz, dileriz. Sadece, “Sen de gör, yaşattıklarını sen de yaşa inşallah!” diyebiliriz.
   Çaresizlikle birlikte köze dönmüş yüreğimizden dilimize dökülür bir bir ahlar. Yankılanır semada kat kat. “Allahım benden değil senden gelsin ne gelecekse onun başına” diyerek, hafifletmek isteriz acımızı en azından. Yaradan, tek tesellimizdir. Ama yine de yetmez, görmek isteriz ahlarımızı, bu vebale sebep olanların sonunu.
   O ahın yürekte mi , dil de mi kaldığını yaradan bilir elbet.
   Şairin de dediği gibi;
   acı geçiyor , acı geçiyor, acı elbette geçiyor,
   acı çekmiş olmak geçmiyor ne yazık ki.

Ah..” üzerine 3 yorum

  1. Çok güzel ifade etmişsin Bilgecim . Tebrikler çok güçlü bir kalemşör olma yolundadır. Sakın bırakma yazmayı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.