anı biriktirmek

Anı Biriktirmek

İz bırakabilmek..

OMO’nun “anı biriktirmek” temalı reklamını çok sevdim..

Reklamda, önce annelere ve babalara “ Çocuğunuzla en mutlu olduğunuz anınız hangisi” diye soruyorlar.

Genellikle, çocukları için, o oyuncağı aldığında ya da hep oraya gitmek istiyordu oraya gittiğinde mutlu olmuştur diye tahminlerde bulundular.

Sonra da, aynı soruyu çocuklara sordular.

Onlar da en mutlu günlerini annemle sinemaya gittiğimiz gün, babamla parkta oyun oynadığımız gün, birlikte resim çizdiğimiz, kek yaptığımız, hikaye okuduğumuz gün olarak sıraladılar.

Çocuklar, her zamanki gibi yine yaptılar yapacaklarını.

Mutlu günlerin, mutlu birlikteliklerin içinde gizli olduğu mesajını da vermiş oldular böylece.

Ben de, aile fertlerinin birlikte zaman geçirdikçe, aradaki bağın daha da kuvvetli olacağı düşüncesindeyim..

Paylaşım olmadığı zaman araya giren mesafeler, zamanla daha da artar. Belli bir süre sonra ise ‘yabancılaşma’lar başlar.

Bu yüzden, ama en çok da, ardımızda güzel izler bırakmak ve unutulmamak için iyi anılar biriktirmek lazım galiba.

 

anı biriktirmek

E biz de, çocukken bize  iyi davranmış, bizi anlamış, güzel hatıralara vesile olmuş insanları daha başka hatırlamaz mıyız.?

Bunları okurken, şu anda hatırladığınız, o ilk insan mesela.

Zoru başarmış ve izini bırakmış sizde, ne mutlu ona!

Mutlaka, belli başlı şeyler vardır hepimizin hafızasında, hiç unutamadığımız..

Kimi zaman da, yad ettikçe duygulandığımız.

Sevdiğimiz insanlarla birlikte geçirdiğimiz, özel ve güzel günleri genellikle unutmayız.

Ayrı bir yeri vardır onların hem hayatımızda hem de aklımızda.

Bu yüzden de itinayla saklarız onları.

Sakladığımız şey, bazen bir sinema biletidir; çünkü sevdiğimizle gittiğimiz ilk filmdir.

Bazen kurutulmuş bir güldür, atmaya kıyamayıp da defterimizin arasına iliştirmişizdir.

Kim bilir, belki de aldığımız ilk çiçektir…

kurutulmuş gül

Bazen başucuna konmuş küçük bir nottur; “Uyandırmaya kıyamadım” la başlayan ve içinde bir o kadar da şefkat ve sevgi barındıran..

Bazen de bir düğün davetiyesi, takvim yaprağı, nikah şekeri, ya da magnettir; hayal kurularak gidilen o ülkenin resmini taşıyan.

Anılarımızın bazıları böyle renklidir, keyiflidir.

Bazıları siyahtır. Her ne kadar hatırlamak istemesek de, yine de içimize işlemiştir.

Bazıları ise gridir. Belli belirsizdir.

Bir zaman sonra, belli ki unutulup, silinecektir.

Kimi zaman, bir kutunun içinde saklıdır, hayatımızın tüm özeti. En belirgin günleri, tarihleri, hisleri.

Yaşanılan her bir parçayı o kutunun içine atarsınız, tıpkı her şeyi içinize attığınız gibi..

Kimi zaman da, bir fotoğraf çerçevesinde kalır anılar.

 

anı resim

Hayatımızdan gitmiştir resimde yer alanlar ama biz yine de o çerçeveye hapsetmek isteriz içindekileri.  Olanları hala kabullenememişizdir belli ki..

Lakin, para biriktirmeyi anı biriktirmeye yeğleyenler de vardır. Ve onlar elbette anlayamazlar sizi.

Halbuki bilmezler, güzel anıların geleceği de şekillendirdiğini..

Çünkü anılar silinip de rengi siyaha dönüştükçe, hastalığı, karmaşayı, mutsuzluğu da getirir beraberinde.

Mamafih, anıları tek başına biriktiremeyiz.

Çünkü anı biriktirmek için birliktelik gerekir.

Paylaşmak, huzur ve mutluluk gerekir..

Hadi, bugün siz de bir şey yapın ve iz bırakın çocuğunuzun, arkadaşınızın, komşunuzun ya da en sevdiğinizin hafızasında.

Çünkü unutulmuyor hiç kimse,

iz bırakınca..

Anı Biriktirmek” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.