Nazar boncuğu

Batıl inançlarınız var mı?

Batıl İnançlar

Uğurlu sayınız ya da kolyeniz var mı? Veya, uğurlu olarak addettiğiniz bir gününüz?

Bunlar yoksa bile eminim ki, biri bıçak veya makas gibi kesici bir aleti, elinize vermek istese, sonrasında kavga edebileceğinizden şüphe ederek, onu almak istemediğiniz zamanlar sıklıkla olmuştur.

Ya da en azından, o an düşündüğünüz bir şeyi, başkası sizden daha önce söylerse, istemsizce de olsa “İlahi, benden çok yaşayacaksın!” demişliğiniz çoktur.

Genellikle, batıl inancımızın olmadığını düşünürüz.

Ama kabul etsek de etmesek de, ne yazık ki, çoğumuzun artık takıntı haline gelmiş batıl inançları vardır.

Zaten, yapılan araştırmalarda da insanların yüzde 70’inin, en az bir tane batıl inancının var olduğu tespit edilmiş.

Batıl inançların, mantıklı açıklamaları yoktur aslında. Geçmişten günümüze kadar kulaktan kulağa yayılarak gelmiş, varsayımlar bütünüdür bir bakıma.

E insan, illaki bir günah keçisi bulmayı da istediğinden, yaşadığı olumsuz olayları “batıl inanç” olarak tabir edilen, inanışla açıklamayı tercih eder. Çünkü öyle olduğu zaman, suçu, hatayı ya da yanlışı başından savması, defetmesi daha kolaydır.

Ayrıca batıl inançlar, uğursuz olarak nitelendirilip, bütün olumsuzlukların da sorumlusu olarak kabul edildiğinde, insanın içi de rahat etmiş olur.

Herkesin bakış açısına, düşünce yapısına, yetiştiği kültüre göre değişen, farklı batıl inançları vardır.

Merdiven altından geçmenin, kara kedi görmenin, gece ıslık çalmanın ya da kırılan bir aynanın uğursuzluk getireceği, evin içinde şemsiye açıldığında kısmetin  kapanacağı, göz daldığında misafirin, el kaşındığında ise paranın geleceği, kulak çınladığında birinin andığı gibi pek çok insanın, sıkı sıkıya bağlı kaldığı inanışlardır bunlar.

Günümüzde sosyal medyada yer alan, bu yazıyı şu kadar kişiye gönderirsen dileğin gerçekleşecek gibi paylaşımlar ise, batıl inanışların teknolojik ayağını oluşturur ve onlara da e- batıl demek, sanırım daha doğru olur.

Batıl inançlar bir bakıma, bu dünyayla en kolay baş etme mekanizmasıdır. İnsanların korku ve ümit arasında gidip gelen hezeyanlarının, duygu durumuna dönüşmüş halidir. İnsanların, gidişattan bıkıp her şeye inanmaya meyilli yanlarıdır.

İnsan, kolyesi kaybolunca kendisini kötü hissedeceğini içten içe bilir. Kolyesinin yokluğunda, her şeyin kötü gidebileceğine dair inancı kuvvetli olduğu için de kolyeye bir önem atfeder. Kolyesini uğurlu yapan da, bu inancıdır zaten.

batıl inanç-yonca

Batıl inançların ortaya çıkışı, tarih öncesi devirlere kadar dayanıyormuş.

Örneğin, çok tanrılı dinlerin olduğu dönemlerde insanlar, ruhların ağaç kavuklarında yaşadıklarına inandıkları için, onlara vurdukları zaman “Beni daha çok yaşat!” demek isterlermiş.

Bu şekilde, onlarla temasa geçtiklerine inanıyorlar ve onlardan kendilerini korumalarını istiyorlarmış.

İşte, “tahtalara vurma” alışkanlığı batıl inanç olarak şimdiki halini, o günlerden almış.

 

batıl inanç-tahtaya vurma

“Kara kedi” görmenin uğursuzluk olarak algılanması da, Ortaçağ’a kadar uzanıyormuş. O zamanlar İngiltere’de, siyah kedi besleyen kadınlar, cadı ya da büyücü olarak görüldüğü için, kara kedilerin de uğursuz olduğu düşünülürmüş.

 

batıl inanç-kara kedi

Eskiden insanlar, göllerde veya su birikintilerinde akislerini gördüklerinde bunun diğer dünyadaki yansımaları olduğunu düşünürlermiş. Daha sonraları bulunan ayna ile de parlak yüzeye yansıyan görüntünün, o insanın ruhunun bir yansıması olduğu kabul edilmiş.

Cam kırıldığında, aynanın içinde bulunan ruhun da vücudu terk edeceği inancı yüzünden, ayna kırılmasının uğursuzluk ve kötü talih getireceğine inanılmış.

İnsan bedeninin, her yedi yılda bir kendini yenilediği düşüncesinden hareketle, o yıllarda  kötülüklerin de yedi yıl boyunca devam edeceği inanışı hakimmiş.

 

batıl inanç-ayna

 

Nazar inancı ise, ruhla bütünleşmiş kötü bakışın, gözdeki yansıması olarak düşünülmüş. Bu yüzden, nazara engel olmak veya nazarı ayna gibi kişiye tekrardan yansıtmak için, mavi göz şeklinde camdan nazarlıklar yapılmış. İnsanlar da, nazarın değebileceği her yere, bu mavi boncukları takarak, bu sayede nazardan korunduklarına inanmışlar.

Bir bakıma, insanlar kötü hislere karşı nazar bocuğundan medet ummuşlar.

 

 

batıl inanç-nazar boncuğu

 

Yine benzer bir şekilde, aksırma esnasında, ruhun geçici olarak bedenden ayrıldığına inanıldığı için, aksıran kişiye “Çok yaşa” denerek ruhun geri dönmesine yardımcı olmak istenmiş. 

 

batıl inanç-çok yaşa

Batıl inançlar, her ne kadar tesadüfen gelişen ve pekişen olaylardan kaynaklanıp, mantık dışı bulunsa da, insanda “Yapmaktan ne kaybederim ki?” ya da “Ya doğruysa?” kuşkusu yaratmakta üzerine yoktur.

Bu yüzden, bir şeyi yapmadan önce tedbir amaçlı da olsa batıl düşüncelerimiz çoktur.

Bu arada, çok şükür, şeytan kulağına kurşun, benim de hiç batıl inancım yoktur. 🙂

Batıl inançlarınız var mı?” üzerine bir yorum

  1. Günümüzde batıl inançlara dayalı toplum ile batıl inançlara dayalı toplum arasında

    ters bir korelasyon olduğunu düşünmekteyim.

    Toplumlarda bilimin etkisi arttıkça batıl inançların etkisi azalacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.