hediye

Hediye

Hediye almak, hediye vermek önemsemek ve önemsenmek demek.. İnsanları, hediye vermekten çok almanın daha mutlu ettiğini okumuştum bir keresinde. Bilimsel olarak böyle bir gerçeklik olmakla birlikte, hediye almaktan ve vermekten pek utanırız ve de sıkılırız nedense. Önce “ Ne alsak ?” diye başlarız mesela düşünmeye. “Beğenir mi acaba?  Yoksa ucuza mı kaçar?” soruları gelir beraberinde. Pahalı olup, bütçeyi de aşmamalı elbette.. E, aldıktan sonra vermesi de dert, bir de. “Bu hediyeyi kim verecek şimdi?”  sorununu bile yaşamışızdır çoğu zaman, hem de daha […]

tatil

Neden tatile çıkmak istiyoruz?

Tatil hayalleri Okullar kapandı, sevilen diziler sezon finali yaptı, yazlıklara gelişler-gidişler başladı derken, bizim de tatil zamanımız geldi; hatta kapımıza kadar dayandı. E, hak ettik ama! Bütün bir sene boyunca, hiç bitmeyecek bir telaş içerisinde bir oraya bir buraya koşturup durduk. Bu hengamenin içinde ayakta kalabilme çabası ise, bizi fazlasıyla strese soktu. Haliyle de yordu. Ya bu sene, sonunu bir türlü getiremediğimiz o soğuk kışın kasvetine ne demeli? Biliyorum, bu uzun mevsim geçişi hepimizin canına tak etti. Nihayetinde ise, hissettiğimiz […]

iyi gun dost

Nerede benim iyi gün dostlarım?

İyi gün dostu mu? Kötü gün dostu mu? “İyi gün dostu bulmak kolay, önemli olan kötü günlerinde yanında olan insanlar bulmak” diye öğretildi genelde. Biz de hep buna önem verdik. Arkadaşlarımızı, dost mertebesine yükseltmeden kendi kendimize önce, “Beni kötü günümde yüz üstü bıraktı mı?” sorusunu sorduk. Bu sebeple, cevabını “Hayır” aldığımız her kişiyi de gönlümüzde ayrı bir köşeye oturttuk. Dünya mı değişti yoksa bu bilgi baştan sona mı yanlıştı bilinmez ama günümüz koşullarında artık iyi gün dostu da bulamaz olduk. […]

memnun

Herkesi memnun edemezsiniz!

Herkesi memnun etme çabası Herkesi memnun etme telaşına düştün mü bir kere, endişe yumağı halinde herkesin yüzüne gözüne bakarak hallerini hareketlerini yokluyorsun demektir. Zaten sen de bu yufka yüreğin ve özverili halinle oldun olası hep bu telaş içinde buldun kendini değil mi? Öyle ya, olmasa da varını yoğunu vermeye hazırsındır, senden borç para istese biri.   Tam da bir yere gitmek üzereyken, “Evdeysen, geliyoruz” diye arasalar, onlara “İşim var.” diyemediğin gibi, “Gel tabi, buyur bekliyorum.” dersin. Bir şey yerken yine […]

akıl mı mantık mı

Duygularınızla mı yoksa mantığınızla mı karar veriyorsunuz?

Duygular mı? Mantık mı? Aklımız ve duygularımız arasında kıyasıya bir yarış vardır. Attığımız her adımda, düşündüğümüz ya da almak üzere olduğumuz her karar öncesinde, hemen hemen her gün, önce, onlar birbirleriyle savaşırlar. Çoğu zaman, duygular istemsizce harekete geçerken, akıl yahut mantık bu hareketleri ani bir frenle engellemeye çalışır. Bu mücadele sonrasında ise elbette, galip gelenin dediği olur. Giyecek bir sürü kıyafetin olmasına rağmen, “Giyecek hiçbir şeyim yok o yüzden alıyorum bunu.” dediğin an duygularınla; iş yerinde ya da herhangi bir […]

kendini sevmek

Herkes mutlu, bir tek ben mutsuzum hissi

Neden herşey benim başıma geliyor? Her şeyin üst üste gelip de, kendimizi iyi hissetmediğimiz anlarda, genelde yalnız kalmak isteriz. Böyle zamanlarda yaşanılan bütün haksızlıklar, vefasızlıklar, sorunlar, yanlış anlaşılmalar el ele verip birleşirler, sanki hepsinin derdi bizmişiz gibi, bir de ağız birliği edip bizi kötülerler. “Neden, seni kimse anlamıyor?” “Neden, her şey senin başına geliyor?” diye durduk yerde gaz verirler. Onlar öyle birleşip, karşımıza dağ gibi dikildikçe, biz de eziliriz büzülürüz karşılarında. Savunmasız kalınca da, en zayıf yerimizden vurmaya başlarlar bizi. […]

buzdagi (1)

Bakmak ve görmek arasındaki farkı biliyor musunuz?

Bakmak ve görmek Yanlış hatırlamıyorsam, ilkokul 3. ya da 4. Sınıftaydım. Görmenin ve bakmanın farklı şeyler olduğunu anlatan “Bakmak ve Görmek” başlıklı bir okuma parçası vardı Türkçe kitabında. Bir şeyi görebilmek için sadece bakmanın yeterli olmadığından, örneğin her gün önünden geçtiğimiz dükkanların isimlerini ya da özelliklerini bilemiyor olmamızın da bu yüzden doğal olduğundan bahsediyordu. Parçanın en sonunda da “Okuduğunuzu anladınız mı?” başlıklı soru kısmı vardı ki, büyük ihtimalle konu iyice pekişsin, belleklere yer etsin diye okuyucuların sorulara açık uçlu cevaplar […]

Bahar temizliği

Bahar temizliği zamanı.. Baharın gelmesiyle birlikte, cemreler de toprağa yavaş yavaş düşmeye başladı. Parklar, erik dallarının pembeli-beyazlı açtığı çiçeklerle ve zarif lalelerle süslendi. Mor sümbüllerin kokusu ise ruhunuzu çoktan ele geçirdi. Bünyede etkisini fazlasıyla göstermeye başlayan yaşama sevinciyle birlikte sırayı, evlerdeki köşe bucak bahar temizliği aldı. Böylece, bahar da sizi kış uykusundan uyandırmış oldu.     Temizlik kraliçeleri başladılar bile odaları havalandırmaya, perdeleri yıkamaya, çekmeceleri boşaltmaya, yazlık kışlık ayrımı yapmaya.. Üşengeçlerin durumu vahim, ama onlar da baharın geldiğinin farkında.   Üzerlerindeki […]

aidiyet

Bir yerlere, bir şeylere, birilerine ait olmak isteriz ya da hissederiz. Peki gerçekten ait miyiz?

Aidiyet duygusu Yaşadığınız şehre, ülkeye hatta kendi evinize yabancılaştığınız zamanlar mutlaka olmuştur. Böyle anlarda, içinizi kaplayan o kocaman boşluk hissinin beraberinde gelen can sıkıntısıyla ne yapacağınızı şaşırır, nereye ait olduğunuzu bilemezsiniz. Kalabalıklarda yalnız kalır, tek başına kaldığınızda kendi seslerinizle çoğalırsınız.   Sonra da “Ben kimim?” “Nerden geldim, nereye giderim?” diye söylenmeye başlarsınız. Elinize aldığınız telefonunuzla, rehberdeki isimlere şöyle bir göz atıp, o anki duygu durumunuzu samimi bularak paylaşabileceğiniz, tek bir isime bile gözleriniz ilişmemişse şayet, bulmak istediklerinizi kendi boşluğunuzda aramaya […]

okul başarısı hayat başarısı

Okul başarısı aynı zamanda hayat başarısı mıdır?

Başarının sırrı Herkesin kendince bir başarı tanımı vardır. Kendince kabul ettiği bu tanıma göre de hayatını şekillendirmeye çalışır. İnsan hafızasında, küçük yaşlardan beri çeşitli şekillerde kodlanmıştır başarı. “Aferin”, “Bravo”, “Takdir”, “Teşekkür” gibi çeşitli kavramlar hep başarıyı çağrıştırır. İnsan, daha kim olduğunu bilmiyorken bile emeklemeden yürüdüğünde, ya da yaşından önce konuştuğunda başarılı sayılır. Diğer yaşıtlarından akıllı olarak adlandırılır. Daha birinci sınıftayken, herkesten önce okumayı yazmayı öğrenmek, sınavlardan iyi notlar almak, sonrasında iyi bir üniversite ve elbette ki hatırlı bir işe ve […]