başrol

Herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur.

Başrol Bir filmi seyrettiğinizde, kendi hayatınızın da filmlere konu olacak kadar dolu olduğunu düşünerek “Anlatsam roman olur.” dediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur. Aslında doğrudur. Çünkü, bir bakıma herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur. Doğumla birlikte başlayan senaryoda, size verilmiş bir rol mutlaka vardır. Filmin konusu, mekanı, ışıkları, ana karakterleri bellidir. Senaryo ilerledikçe de, yeni karakterler ve mekanlar bu serüvene dahil olur. Oynadığınız rolde başarılı olmak, ya da olmamak tamamen sizin elinizdedir. Müthiş bir performans sergileyerek, başrol oyuncusu olabileceğiniz gibi, iyi oynamaktan vazgeçip, […]

Nazar boncuğu

Batıl inançlarınız var mı?

Batıl İnançlar Uğurlu sayınız ya da kolyeniz var mı? Veya, uğurlu olarak addettiğiniz bir gününüz? Bunlar yoksa bile eminim ki, biri bıçak veya makas gibi kesici bir aleti, elinize vermek istese, sonrasında kavga edebileceğinizden şüphe ederek, onu almak istemediğiniz zamanlar sıklıkla olmuştur. Ya da en azından, o an düşündüğünüz bir şeyi, başkası sizden daha önce söylerse, istemsizce de olsa “İlahi, benden çok yaşayacaksın!” demişliğiniz çoktur. Genellikle, batıl inancımızın olmadığını düşünürüz. Ama kabul etsek de etmesek de, ne yazık ki, çoğumuzun […]

beklemek

Beklemek

Beklemekle geçen günler.. Hayatımız, hep birilerini ya da bir şeyleri bekleyerek geçer. Bazen sabırsızlıkla, bazen heyecanla, bazen çaresizlikle, bazen de korkuyla bekleriz olacakları. Bazen, kısacıktır bu bekleyişler. Göz açıp kapayana kadar geçer gider. Bazen de uzundur. Beklerken, sanki bir ömür biter. Ama hep beklersin. Okulu bitirip, bir an önce işe girmeyi beklersin. Bir yere gitmek için, otobüs, ya da tramvay beklersin. Birini seversin, muradına ermeyi beklersin. Hayata küsünce de, talihinin dönmesini beklersin. Uzun banka kuyruklarında, sabırla sıranın sana gelmesini beklersin. […]

dört mevsim

Ömürler de geçer, mevsimler gibi..

Mevsim şeridi.. İlkokuldayken, mevsim şeridi vardı sınıfımızda. Hala var mı bilmiyorum ama ben onu çok severdim.. Sınıfın duvarında, baştan sona uzanırdı. Üzerine, her mevsim için ayrı ayrı hazırlanmış nesneler yapıştırılırdı. Kış, pamuktan yapılmış kardan adamla; sonbahar da, sarı fon üzerinde duran bir ağacın döktüğü sarı yapraklarla dolu olurdu. İlk baharı, kağıttan yapılmış çiçekler süslerdi. Ağaçlarda, kırmızı ispirto kalemleriyle boyanmış elmalar olurdu. Sanırım, o kırmızı elmalar yüzünden, benim de en sevdiğim meyve elma oldu.   Yaz, turuncu fon üzerinde olurdu. Deniz şemsiyeleri, […]

yürümek

Yürümek: Açık havada mı? yoksa yürüme bandında mı?

Yürümek.. Yürümeyi çok sevmekle birlikte, çalıştığım için ne yazık ki buna pek fırsat bulamıyorum. Kışın da, erken kararan hava yüzünden dışarı çıkmak mümkün olmuyor. Bu sebeplerden dolayı, hep bir yürüme bandı almayı istemişimdir. Çünkü, evde olursa hep elimin altında olacağını bildiğim için, ne zaman istersem o zaman yürürüm diye düşünüyordum. Gerçi kullananlardan, pek de olumlu şeyler duymamıştım. Bir kaç kere yürüdükten sonra, artık kullanmadıklarını, hatta balkonlarında çamaşır askılığı olarak değerlendirdiklerini söylüyorlardı. Üstelik büyük ve ağır olduğu için de, sabit bir […]

mutluluk

Mutluluk ne demek?

Ruhum sıcacık.. Mutluluk, şimdilerde insanların sahip olmak istedikleri şeylerin en başında yer alıyor. Modern çağın insanının ilk görevi, mutlu olmak olarak kodlanmış sanki.. İnsanlar, rutine dönmüş hayatlarında,  evle iş arasında mekik dokurlarken, kendi kendilerine hep aynı soruyu soruyorlar. Nasıl mutlu olabilirim? Herhalde, herkes bu soruyu, çok sık sorduğu için bu konuya ilişkin gazete ve dergilerde de “Mutluluğun Sırları” başlıklı  pek çok yazı var. Hatta çoğu da maddeleştirilmiş bir halde. Bu maddeler, sırasıyla uygulandığında da, mutlu bir insan olunacağının garantisi veriliyor bir […]

Türkü

Türküleri sevmek

Bir türkü tutturmuşuz gidiyoruz.. Bu yazdıklarımı türkü sevenlerin daha iyi anlayacağını düşünüyorum. Zira ne zaman bir türkü duyulsa insanın böğrüne böğrüne vuran o sızıyı, ancak türkü sevenler ve türküyü hissedenler anlayabilir. Türküyü bu kadar anlamlı kılan, belki de her türkünün bir hikayesinin olmasıdır. O hikayeler, o kadar güzel düşmüş ki dizelere, ne zaman dinlesek bizim de içimizden bir şeyler kopuyor. Her seferinde o anki duygu durumumuza göre aynı türkü bizde bambaşka hisler uyandırıyor. Bütün sözler bir araya gelmiş de, insanın […]

Sihirli sözcükleri biliyor musunuz?

Sihirli sözcükler.. –Duru, şu kitabı bir versene! –Sihirli sözcükleri söylersen, veririm anne. –Sihirli sözcük mü? O da ne? Abrakadabra? Hokus pokus? -Hayır hiçbiri değil anne. Lütfen, şu kitabı verir misin?  diyecektin sadece. Böylece öğrenmiş oldum, ilk sihirli sözcüğü. ‘Lütfen’in sihri, söylendiği cümleyi nazik bir hale dönüştürmesinden kaynaklanıyor herhalde. Lütfen deyince, cümle emir kipi olmaktan çıkıp da bir yardım, bir rica cümlesi haline gelince, insan karşısındakine hiçbir şekilde kayıtsız kalamıyor. O kişiyi asla kıramayıp, istediği şeyi yapmadan edemiyor. Sanki, eli kolu bağlanıyor. Lütfen, açılmayan […]

masallar

Masal

Bir varmış bir yokmuş arasında.. Masallar, hep cezbetmişdir bizi ışıltılı dünyasıyla. O yüzden de severiz dinlemeyi.. Küçükken, uykuyu sevdiren tek şey olduğu içindir belki. O zamanlar, uyumak üzereyken başucumuzda anlatılırdı masallar. Sonunun nasıl biteceğini harfi harfine bilmemize rağmen, yine de aynı masalı defalarca dinlemeyi isterdik. Ama başımıza ne geldiyse de, bu masallar yüzünden geldi. Çünkü, o kadar sevdik ki masalları, hayatımızda hep öyle olsun istedik. İyiler kazansın, kötülük olmasın ve hep mutlu son olsun. Masallarda hep iyi olanlar kazanıp da, […]

REKLAM

Reklamlar

Reklamın iyisi, kötüsü vardır! Reklamlar, neredeyse hayatımızın her yerinde.. Televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde, radyolarda… Biz istesek de istemesek de, bilinçaltımıza bir şekilde yerleşiyor bu reklamlar. O yüzden gittiğimiz herhangi bir yerde, reklamlardaki o ürünü gördüğümüzde, istemsizce de olsa o nesneye ilgi duyuyoruz. En azından, bir göz ucuyla inceleyip geçiyoruz. Bazen ihtiyacımız olduğu için, bazen değişik gelip ilgimizi çektiği için, bazen de güzel görünmek ve iyi hissetmek için reklamları aracı yapıp da alıyoruz onları, belki de hiç ihtiyacımız olmadığı halde kendimize. Yani […]