Çikolata

Çikolata

Kadınlar çikolatayı neden sever?

Kimi sütlüsünü, kimi bitterini, kimi de beyazını sever çikolatanın..

Sevmeyen de vardır elbette. Ama sayıları azdır, kanaatimce.

İnsanoğlunun çikolatayla ilk tanışması, kakao çekirdeğinin bulunuşu ile başlamış. Tarihi Mayalara kadar uzanan çikolata, o zamanlarda o kadar kıymetliymiş ki, kakao çekirdeklerini ısıtıp da içine biraz da tatlandırıcı ekleyerek o dönemin soylu hükümdarlarına, seremoni eşliğinde sunuluyormuş.

Kakao ağacının bilimsel ismi, Latince’de Tanrıların Yiyeceği anlamına gelen Theobroma Cacao olarak geçiyormuş.

Bu bilimsel veriyle de, çikolatanın milattan önce ne denli kıymetli olduğu ispatlanmış olsa gerek.

O zamanlar öyle de, şimdi farklı mı peki ? Kesinlikle hayır. 

Simdi olsa da kahvenin yanında yesek, fena mı olur?

Çikolatayı yemesi güzeldir, enerji verir, kan basıncını dengeler, ama uzmanlar fazla tüketildiğinde de, bağımlılık yapabileceğinin altını özellikle çiziyorlar.

Amma velakin, kadınlar için çikolatadan uzak durmak öyle kolay olmuyor.

Önce, ‘sadece bir kare alayım’ ile başlayıp, yemeye başlayınca nerde duracağımızı bilemeden paketin tamamını bitirmişliğimiz çoktur. Zaten, bu pis bir illettir. Ya hepsini yersin ya da hiç yemezsin. Ortası yoktur bunun. 

Tek sıkıntı, karbonhidrat bakımından zengin olmasıdır.

Yerken mutluyuzdur ama yedikten sonra da başlar pişmanlıklar. “Kaç kaloriydi ya, bu?” deyip, paketin arkasındaki besin değerlerine bakmaya başlarız. Kalorisini görünce, ya bunu telafi etmek için akşama kadar hiçbir şey yemeyeceğimize dair kendi kendimize söz veririz, ya da baktık rakam büyük, öyle kolay harcanabilinir bir enerji değil, ‘battı balık yan gider’ deyip, içimizdeki o pişmanlığı bastırmaya çalışırız.

Diyetisyenler, çikolata isteğini bastırabilmemiz için kuru üzüm, kuru incir,dut kurusu gibi son derece faydalı yiyecekleri verirler ara öğünler için. Ama bunların hiçbiri, çikolatanın yerini tutmaz tabi..

Çikolatanın melatonin, yani mutluluk hormonunu salgılamayı başlattığı, bilimsel bir gerçek. Hal böyleyken, dönem dönem girilen o çikolata krizlerinin sebebi, bu hormonun vücutta azalmasıyla ilgili olabilir.

Öyle ki, bazen en olmadık yerde ve zamanda çikolata yeme isteği gelir. Evi didik didik ararsınız, eğer zuladaki o son çikolatayı da, daha önce yemişseniz haliniz içler acısıdır. Baktınız hiçbir yerde yok, artık gözünüzü karartıp, iş başa düştü deyip girersiniz mutfağa. Bir tencere, bir kilo süt, bir paket kakao ve biraz şekerle başlarsınız puding yapmaya. Neden? Çünkü, o çikolata yenecek. O tencere, son puding damlasına kadar sıyrılıp bitecek..

O anda, birisi size Mutluluğun resmini çiz!” dese kesinlikle tencerede kalan o son çikolata kalıntılarıyla  başlarsınız resminizi çizmeye.

 

çikolata

 

Çikolata en çok da, kötü gün dostudur. Yanında kimseyi bulamadığın zamanlarda bile, o hep yanı başındadır. Sarıp, sarmalar. Sinirini, sıkıntını, stresini mıknatıs gibi çeker kendine. İyileştirir seni.

Depresyondayken, browni paketleri başucu haplarındır. Öfkelendiğin insana yaptıklarının hesabını, Nutella kavanozuyla birlikte kaşık kaşık sormaya can atarsın.

Ne kadar acı, o kadar çikolata dersin. Yedikçe yersin. Çekilen stres, sıkıntı, acı, elem, keder artık ne varsa, çikolatayla kaybolacakmış gibi gelir sana. Öyle olduğuna kendini de inandırırsın hatta. Tabi sadece o an için. Sonra hali hazırdaki stresin üzerine, bir de sivilce, alerji ve kilo sorunları eklenir. İşin de içinden çıkılmaz hale gelinir.

Çikolata da kadınlar gibidir. Çoğu zaman iki arada bir derededir. Hem mutluluğun hem de mutsuzluğun adıdır.

“Yesem mi?” “Yemesem mi?” diye yapılan savaşlardan genelde yenik olarak çıkılır.

Kadınların çikolatayla imtihanı, gerçekten zordur.

Ama kadınlar için, çikolatadan vazgeçmek de zordur.

Kadınlar neden çikolata sever sorusunun cevabı da basittir aslında.

Çünkü çikolata, kimselerin yapamadığını yapar onlara.

Kadınların halinden anlar, hem de her durumda..

Çikolata” üzerine 2 yorum

  1. Özel günlerde sevdiklerimize götürürüz.Çocuklara en büyük hediyemizdi ama şimdi zararlı diye uzak duruyoruz.Yine de vazgeçilmemiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.