anne baba çocuk

Çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte mi hareket etmesi gerekir?

Çocuk gelişiminde anne ve babanın rolü

Genelde, çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte hareket etmesi gerektiğine inanılır. Yani baba çocuğuna kızıyorsa, annenin de ona kızması gerektiği, ya da baba çocuğunun bir şeyi yapmasını istemiyorsa, yine annenin de aynı şekilde, buna müsamaha etmemesi gerektiği yönünde salıklar verilir.

Açıkçası ben hiç başaramıyorum bunu. Zaten yapım gereği, öyle sert mizaçlı biri de değilimdir. Ayrıca, anne babadan korkmayı da çok mantıksız bulurum. Kaldı ki, insan korktuğu birini nasıl sevebilir ki?  

Böyle düşündüğüm için, “Yanlış mı davranıyorum acaba?” ya da “İyi bir anne değilim galiba.” diyerek içten içe de  kızgınlık duyardım kendime aslında.

Ama çok şükür ki, genel-geçer bilgi gibi kabul edilmiş bu ritüeli, geçenlerde okuduğum yazıyla nihayetlendirmiş bulunuyorum.

 

anne çocuk

Annelik bana göre, şefkat ve sevginin kadında zuhur etmiş halidir.

Eskiler de hep der ya hani, “Anne yemez yedirir, giymez giydirir.” diye, aynen böyledir işte annelik. Adeta, fedakarlığın uçsuz bucaksız olduğu sonsuzluktur.

Anne, her zaman evin sığınılacak limanıdır.

Ne kadar kızarsa kızsın, bir annenin çocuğuna kolları her zaman açıktır. İstediği zaman ona sarılabilsin diye.

 

anne çocuk

Dedim ya, genelde okuduklarımız ya da duyduklarımız annenin katı davranması gerektiği yönündeydi. Çünkü öğretilere göre, çocuğumuz bizi ancak katı, ya da otoriter olursak dinlerdi. Bizim de onun gözünde ezik ve pasif bir rol model olmamamız için hep daha sert durmamız icap ederdi.

Ama işler böyle değilmiş. Çünkü anne de, baba gibi sert ya da otoriter olursa o evdeki duygusal bağ da sona eriyormuş.

Bu durumda da çocuk, annesinde ve babasında bulamadığı sevgiyi, şefkati başka insanlarda, başka yerlerde aramaya başlarmış.  Hepimizin sevgiye ihtiyacımızın olduğu gerçeğini düşündüğümüzde, hele ki o yaşlarda çocuklardan sevgiyi esirgediğimizde, onlarda açtığımız boşlukların ne kadar derin olduğunu daha iyi anlarız herhalde.

Olması gerekense, annenin ve babanın birbirini tamamlayıcı bir şekilde davranması gerektiği imiş. Bunu okuduğumda, valla tam da böyle düşünüyordum ben de dedim içimden.

 

anne çocuk

Yani şayet evde baba, bir şeyin yapılmamasını çocuğa otoriter bir biçimde ifade ediyorsa, anne o davranışı tekrarlamadan, onu neden yapmaması gerektiğini çocuğa ılımlı bir şekilde anlatabilmeliymiş.

Anne, babanın söylemek istediği asıl şeyleri çocuğa uygun bir dille ifade ederek anlatmalı, bir nevi köprü görevini üstlenmeliymiş.

Böylece, annenin sevgi dolu varlığı, çocuğun kuralları daha kolay kabullenmesini ve problemleri daha kolay çözebilmesini sağlayacakmış.

Ama her iki taraf sert davrandığında, çocuğun içindeki o sıkıntı da öfkeye ya da nefrete dönüşürmüş. Bu şekilde devam eden davranışlar çocuğun ümidini annesinden ve babasından kesmesine neden olurmuş. Bundan sonra da elde avuçta, aynı evde birbirlerini kaybetmiş aile fertlerinden başka bir şey kalmazmış.

Ya, bunlar iyi, hoş, güzel laflar da nasıl ılımlı olacağız? Ilımlı olmak, toleranslı davranmak bu şartlarda mümkün mü dediğinizi biliyorum. Zaten, ben de bu noktadan sonra artık babalara sesleniyorum.

baba çocuk

Sevgili babalar,

Annenin, çocuğuna sevgi dolu ve hoşgörülü davranabilmesi için size büyük  sorumluluk düşüyor. Her şeyden önce, anneye destek olarak, onun omuzlarındaki yükü biraz hafifletmeniz gerekiyor.

Hepiniz eminim pek çok kez, çocuğunuz kazara halıya bir şey döktüğünde, ya da ne bileyim, belki sesini biraz yükselttiğinde, eşinizin birden kendini kaybedip de bağırmaya çağırmaya başladığına şahit olmuşsunuzdur.

Çünkü, eşininizin tahammül seviyesi o an, artık diplerdedir.

Sonrasında yaptığına bin pişman olur. Ağlar, hatta vicdan azabı da yaşar. Bir daha da asla yapmayacağına dair sözler verir. Ama karşılaştığı  benzer bir durumda yine öfkesine yenik düşer ve aynı saldırganlığa devam eder.

Bu tamamen, onun ruh halinin bittiğinin göstergesidir.

Artık kapasitesi yetersizdir. Ve gerçekten de yardıma ihtiyacı vardır.

Bu yardım çağrısı da, sizden başka kimseye değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.