akıl mı mantık mı

Duygularınızla mı yoksa mantığınızla mı karar veriyorsunuz?

Duygular mı? Mantık mı?

Aklımız ve duygularımız arasında kıyasıya bir yarış vardır. Attığımız her adımda, düşündüğümüz ya da almak üzere olduğumuz her karar öncesinde, hemen hemen her gün, önce, onlar birbirleriyle savaşırlar.

Çoğu zaman, duygular istemsizce harekete geçerken, akıl yahut mantık bu hareketleri ani bir frenle engellemeye çalışır.

Bu mücadele sonrasında ise elbette, galip gelenin dediği olur.

Giyecek bir sürü kıyafetin olmasına rağmen, “Giyecek hiçbir şeyim yok o yüzden alıyorum bunu.” dediğin an duygularınla; iş yerinde ya da herhangi bir yerde sinirlendiğin o insana karşı öfkeni çeşitli nedenlerle bastırabilmen, mantığınla hareket ettiğinin göstergesidir mesela.

Önünde duran o muhteşem pastayı tüm kalbinle tatmak isterken, aklını başından almış kalorisi yüzünden, o an yemek istemiyor olmanın mantıklı açıklaması da tam olarak budur ayrıca.

İnsan, sürekli bu iki uç arasında gider gelir. Bazı insanların bu gelgitlerinde mantıkları ağır basarken, bazıları bu mücadeleyi duyguları ile sonlandırırlar.

 

mantık

Mantıklarıyla hareket edenler; karşılaştıkları her durumu adeta bir matematik problemi gibi ele alır, öyle değerlendirirler. Çok dikkatlidirler ve kararlarını hep ölçtükten, biçtikten, tarttıktan sonra verirler.

İşin içine duygular girdi mi, her şeyin sarpa saracağı düşüncesi yüzünden genelde duygularımızı devre dışı bırakıp mantığımızla karar vermeyi tercih ederiz.

Örneğin, bir anda, “Herşeyi bırakıp, buralardan gitmek istiyorum” hissine kapılan birisi, gidilecek yerde ne yapılırnasıl yaşanır, nasıl düzen kurulur gibi soruları enine boyuna düşündükten sonra “mantıklı” bir seçim yapar ve aynı yerde kalır.

Kurulu düzeni bozmanın anlamsızlığını, vermiş olduğu bu kararın haklılığını, ‘mantık çerçevesinde’ ilk önce kendisine anlatır.

 

duygusal

Duygularıyla hareket edenlerse, içlerinden geldiği gibi davranan insanlardır. Kararlarını da, akıl süzgecinden geçirmeden, tamamen sezgilerinin ve hislerinin peşinden giderek verirler.

Sonuçlar hezimet verici de olsa, ‘Kalbimin sesini dinledim’, ya da ‘Yüreğimin götürdüğü yere gittim’ diyerek, sonrasında kendilerince teselli bulmaya çalışırlar. Ve bunu da gayet iyi başarırlar.

 

kalp-yasadiklarindan-hic-bir-sey-ogreniyecek

Bir de, bu ikisi arasında kalıp da, bir türlü hangisini yapacağını bilemeyen insanlar vardır. Gönülleri ister ki, akılları da kalpleri de aynı şeyi söylesin ama kulak kabartıp da içlerindeki sesleri dinlediklerinde, her birinin ayrı telden çaldıklarını görürler. En sonunda bu mücadeleyi, pes ederek bırakırlar ve ‘Hayırlısı ne ise, o olsun’ a sığınırlar.

Mantıklı olmanın daha doğru olduğu yönünde genel bir kanı olmasına rağmen, insanlar genellikle duygularıyla hareket ederler. Çünkü atacakları her adımda, önce, tecrübeyle de ilişkilendirdikleri duyguları, kendilerine rehber olsun isterler.

 

akıl kalp

Aklın yolu birdir ama duygular çeşitlidir.

Karar verirken ibreniz hangi tarafta olursa olsun, sonuçtan memnun olacağınız seçimler yapmanızı temenni ederim.

Muhtemelen hayat, her zaman, akıl ve kalbin tam ortasında kalarak kendini dengeleyenlerin yanında olmayı tercih edecektir.

‘Duygular’ mı? yoksa ‘Mantık’ mı? ikileminde ise,

 Şu da bir gerçek ki,

“Mantık sizi anca A noktasından B noktasına götürecektir.

Duygular ise her yere.”

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.