odaklanmak_fotograf

Fotojenik olmak

Fotoğraflarda fotojenik olmak ya da olmamak..

“Bakar mısınız? Bir fotoğrafımızı çekebilir misiniz acaba?”  ile başlayıp, şekilden şekile girdiğimiz bir süreçtir fotoğraf çekimleri.

Güzel çıkalım diye de, yapmadığımız şey kalmamıştır.

Fotoğraf çektirme teknikleri ve fotojenik olma kuralları hakkında yazılmış ve söylenmiş pek çok tüyo da vardır aslında. Ama ne yazık ki, çoğumuzda işe yaramaz bunlarda.

Vakti zamanında ben de, fotoğraflarda güzel çıkmadığımı düşündüğüm için bunları bayağı bir araştırmıştım. 

Mesela, poz verirken bakışları kameranın  biraz üzerine odaklayıp, başı hafifçe öne çıkarıp, çeneyi de aşağı indirmek gerekiyormuş.  

Sonra dilinizi, dişlerinizin hemen arkasına yerleştirip, yüzünüze de sıcacık bir gülümseme konduracakmışsınız.

fotojenik çekim

Fotojenik.

 

Ama en önemlisi, kendimizi rahat bırakıp, kasmamak gerekiyormuş.

Bu son kural, benim için özellikle de, vesikalık fotoğraflarda pek mümkün olmuyor. Çünkü vesikalık fotoğraf çekiminin, kendisi zaten başlı başına bir stres.

Verilen talimatlara uymak o kadar geriyor ki, insanın kendini kasmaması mümkün mü?  

Hal böyle olunca da, “Arkadaş, bir an önce çek de, bitsin bu işkence” moduna giriyoruz.

Talimatlarla, zor zahmet kafayı önce biraz sağa, sonra biraz sola, hafif de aşağı tutmayı başarıyorsunuz. Ama bu sefer de, omuzlarınızı bozuyorsunuz.

Hadi bakalım, en baştan başlıyor sonra. Talimatlarla birlikte, yine kafalar biraz sağa, hafif sola  

Bunca zahmet sonucunda elde edilen vesikalık fotoğrafta da, yüzünüz gözünüz düzgün çıktıysa, oh, rahatsınız artık.

Yıllarca, çoğaltıp çoğaltıp kullanırsınız..

Bütün resmi dairelerde, evrak işlerinde…

Arada da eşe dosta, cüzdanına koysun diye..

Fotojenik olmayan insan, ezkaza güzel çıktığını düşündüğü fotoğraflara gözü gibi bakar. Çekilen poz, toplu fotoğrafın içinde bile olsa, onu bir şekilde biçimlendir, keser, şekillendir.

Şunun şurasında, kaç fotoğrafı göğsünü gere gere koymuşluğu vardır ki sosyal medyaya. . Bu yüzden, şak diye koyar, anında Facebook’a.

Biz bu kadar fotoğraflarda güzel çıkmak için çabalarken, bazılarının her fotoğrafta güzel çıktığını görmek, çok daha sinir bozucudur.

Fotoğraflarda fotojenik çıkmak, insan yüzünün simetrisiyle alakalıymış diye bir yazı okumuştum zamanında.

Her insanın, ya sağ tarafı ya da sol tarafı fotoğraflarda güzel çıkıyormuş. Doğru açı ve ışıkla da yüzümüzü buluşturduk mu, fotojenik olmamak imkansızmış..Ama olmayınca, olmuyor işte.

Onca fotoğrafın içinden, elle tutulur bir fotoğraf karesinin olmadığını görünce, insan  “Nerde yanlış yapıyorum?” diye düşünmeye başlıyor.

Fotoğraf çekilene kadar, anlamsız bir şekilde uzatılarak söylenen, o chesssseee  nidalarının doğruluğunu da, ister istemez sorguluyor.

Fotoğraf çekimlerini, en fazla kızlar ciddiye alırlar.

Çekilen her fotoğrafa, önce kendi gözleriyle bakarlar. İncelerler.

 “Ayyy.. çok çirkin çıkmışım sil onu hemen..” dedilerse, o fotoğrafı sildirmeden de rahat etmezler. Çünkü sildirmediği takdirde, başkalarının onları, o fotoğrafta görebilme ihtimali her zaman vardır.

Fotoğrafı çeken, “Güzel çıkmışsın.” dese bile hayatta inanmazlar. Onların kriterlerine göre o fotoğraf çirkinse, çirkindir. O kadar! Olmadı, alırlar elinizden telefonunuzu, sizin yerine kendileri silerler.

Fotojenik olmak

 

Doğru profil resmi için, güzel çıktığını düşündükleri açıdan defalarca çekilen selfielerin içinden anca 1-2 tanesi içlerine siner. Diğerlerini yine silerler.

İnsan, ümidini iyice yitirdiğinde ise, artık fotoğraf çekilen değil de, fotoğrafı çeken tarafta yer almaya başlar. “Hadi, bir fotoğraf çekilelim!” dendi mi, o fotoğrafı çekmek için can atar.

Allahtan, şimdiki fotoğraf makinelerinde beğenmediğimiz resmi hemen silebiliyoruz.

Nasıl çıktığımızı gördükten sonra, o fotoğrafın arşivlenmeye değer olup olmadığına karar veriyoruz . Eskiden, bu iş tam bir muammaydı.

 O, 36 poz bitecek de, o resim basılacak da, ondan sonra bakılacak.

 Güzel çıkılan fotoğrafın varlığı da, kader kısmet işte.

Kendinizi en güzel hissettiğiniz anda bile, fotojenik olmadığınızın farkına varmak vardır bir de.

Siz daha, dişlerimi göstereyim mi? göstermeyeyim mi?, başka bir yere bakıyormuş gibi yapsam mı? yapmasam mı acaba? diye düşünürken, birden flash patlar gözünüzde .

O da ne, siz bunları düşünürken, gözleriniz kapalı mı çıkmış bir de..

Oysa, yanınızda oturan arkadaşınız ne de havalı çıkmış, aynı karede.

Simdi sorsanız birine, “Neysen öyle çıkmışsın işte!” der diye, çaresizce bir aynaya, bir fotoğrafa bakarsınız.

Aradaki farkı bulmaya çalışıp, hangisinin gerçek siz olduğunu anlamaya çalışırsınız.

Ve yine, kendinize cevabını bulamadığınız o soruyu sorarsınız.

“Ben gerçekten böyle miyim?”.

“ Fotoğraftaki bensem, aynadaki kim?”

Fotojenik olmak” üzerine 3 yorum

  1. Bende hiç fotojenik değilim gerçi neyse oduruz ama insan güzel görünmek istiyoruz herhalde.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.