hidrellez

Hıdrelllez

Bu gece hıdrellez..

İstesek de istemesek de mevsimlerden, en çok da güneşten etkileniyoruz biz. Güneş açtı mı içimiz kıpır kıpır.

Yaşama sevincimiz bile çoğunlukla güneşe bağlı.

İnsan var olduğu müddetçe, geçmişten günümüze, doğayı rehber edinmiş kendine..

Havaların ısınmasını, baharın gelişini coşkulu bir yaşam enerjisi ile kutlamış çeşitli şekillerle, şenliklerle, dileklerle..

 

bahar

Hıdrellez olarak isimlendirdiğimiz bu gece de, dünden bugüne kadar gelmiş bu ritüelin bir bakıma kutlama seremonisi..

Hayatınızın bir döneminde, sizin de bu seremoniye iştirakiniz mutlaka olmuştur.

Kimi zaman gerçekleşmesini umut ederek çizdiğiniz resimleri gül ağacının dallarına asarak, kimi zaman da bütün bir sene bereket getirsin diye gül ağacının dibine bozuk paraları saklayarak.

Küçükken, kardeşimin arabamız olsun diye, kendi oyuncak arabasını gül ağacının altına koyduğunu hatırlıyorum ben de.

Gerçi sabah uyandığımızda onun oyuncak arabasını bıraktığı yerde bulamamıştık.

O üzülmesin diye de o zamanlar ona bu durumu “Hayra yoralım” diye geçiştirmiştik ama her ne hikmetse, o sene, bizim de gerçekten bir arabamız olmuştu.

 

gül

O günlere dair, annemin 41 tane karınca yuvasından aldığı toprakları evin çeşitli yerlerinde bereket getirsin diye sakladığını hatırlıyorum bir de.

Hıdrellezde yapılacak daha başka şeyler var mı ya da hala yapılıyor mu pek fazla bilgim yok açıkçası.

Sizin bildiğiniz daha başka şeyler var mı?

 

hidirellez-gul-agaci-dilek-

Hıdrelllezin anlamı, ortaya çıkış şekli, çeşitli rivayetlerle nesiller boyu dilden dile dolaşmış, aktarılmış.

Mesela, Yaşar Kemal’in, Binboğalar Efsanesi’nde Hıdrellez şöyle anlatılmış;

“5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece, Hızır ve İlyas Peygamberler kayan iki yıldız şeklinde, iki ayrı yönden gelip birleşerek yeryüzüne inerler. O birleşme anında, tüm akarsular durur ve bir anlığına her yer sessizliğe bürünür. Bu anı da, sadece yüreğinde kötülük, içinde fesatlık olmayanlar fark edebilir. Buna tanık olan da, ne dilerse olur..”

 

ateş

 

Bir başka rivayete göre ise, Hızır ve İlyas, ab-ı hayat yani hayat suyu içerek ölümsüzlüğe erişmiş peygamberlerdir.

Her yıl 6 Mayıs’ta bir gül fidanının dibinde buluşup, dileklerin gerçekleşmesine yardımcı olmaya çalışırlarmış.

Zaten bu yüzden de, bu gecenin gözdesi gül fidanları olmuş.

Hızır Peygamber karada, İlyas Peygamber ise denizde sıkıntıya düşenlerin imdadına yetişirmiş.

Hızır ve İlyas isimleri halk arasında zamanla Hıdrellez şeklinde birlikte söylenmeye başlamış ve bugünün de ismi böylece koyulmuş olmuş.

dilek agaci

İster inanın ister inanmayın, gül ağacının altına çizilen dileklerin, bütün bir yıl bereket getirmesi umuduyla toprağa iliştirdiğimiz paraların, ev, evlat, iş, sağlık dileyenlerin, umududur bu gece.

Darda kalanların, sıkıntılarını ve dertlerini hıdrellez ateşine atarak, alevlerin arasında kaybolmasını seyretmeyi beklemesi muhtemel olan bu gecede,

Temiz kalpli, iyi niyetli insanların bütün dileklerinin gerçekleşmesi temennisiyle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.