içerde

İçerde

           Bugün günlerden ‘İçerde’ diyenlerden misiniz sizde?
        Ben de seviyorum o diziyi. Alışılmış dizilerin tersine şaşırtıcı ve sürükleyici. Benim gibi, dizileri ve filmleri ciddiye alarak, gerçeklik hissiyle izleyenler için insanı hop oturtup hop kaldıran bir senaryo yazmışlar. Oyuncularını da başarılı buluyorum. Dizi de Sarp ve Mert kendi doğrularına rağmen içerde kalabilmenin derdinde.
        Çoğu zaman, aman dengeler bozulmasın, aralar açılmasın diye içerde kalma mücadelesi veririz biz de. Dışarda kalırsak, dışlanırız, yalnız kalırız, bir yere ait olamayız sanırız. Bu yüzden konuya komşuya, arkadaşa, akrabaya az mı söyledik duymak istedikleri şeyleri. Aman geçimsizlik olmasın da diye kim bilir kaç kere yuttuk cümlelerimizi. İşimiz görülsün diye istemediğimiz halde az mı ağız kokusu çektik. Nabza göre şerbet verdik. Niye? Sırf içerde kalabilmek için..
         İçerde kalma hissiyatı bize çocukluktan kalma bir mirastır. “Seninle oynamak istemiyoruz, seni aramızda istemiyoruz” hezimetini yaşayıp dudak bükmemizle başlar ilk dışlanışımız, oyun dışı edilişimiz, saf dışı bırakılışımız. İstenilmeyen insanızdır artık. Bu acı deneyimden sonra da inatla içerde kalmanın çarelerini aramaya başlarız. Ne kadar dışlanırsak, o kadar içerleriz .
        İçerde kalmak imtiyazdır, çoğunluktur. Dışarda kalmak ise azınlık. Çoğunluk tarafından kabul görmek, onaylanmak isteriz doğamız gereği. Bu uğurda sınırlarımızı zorlarız. Siyaseti de, yalanı da içerde kalabilmek için yaparız. Yüzyıllardan beri süre gelen iktidar savaşları hep içerde kalmak içindir. Sınırlarımız bile içerden çizilmiştir.
       İçeridekiler, dışarıdakileri görgüsüz, kaba, güçsüz olarak görüp de ezmeye çalıştıkça, kendilerini sığıntı gibi hissederler, dekor gibi hatta.
      Dışardaysan onlara sadece uzaktan bakarsın.. Dış kapının dış mandalısındır. Ne arayan vardır,ne soran, ne de umursayan.. Her şeyden mahrum kalırsın. Kim ne yapmış?  Neredeymiş, Nasılmış? Nerden bileceksin? İçerde misin ki!
      Böyle olmaya tahammül edemeyiz. Dışlanmak istemeyiz. Bu yüzden de kendilerine benzemeye mecbur bırakırlar bizi.
      Dışlanma korkusu ile kendi karakterimizden ve özgünlüğümüzden taviz vermeme taraftarıyım ben. Hatta günümüzün şartlarında içerden çok dışarda kalmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. İçerisi bana göre değilse, niye dahil olmak isteyeyim ki? Kendimi niye olmadığım biri gibi görünmeye zorlayayım ki? Ötekileşmek kendim gibi olmaksa şayet, neden beni korkutsun ki?
       Öyle ya da böyle herkesin haklı bir amacı ve sebebi var kendince.  Dizi de en çok bu mesajı vermek istiyor bence.
    Şarkının da söylediği  gibi, ya dışında yer alacaksın çemberin ya da içinde.
    Aslında bizim de amacımız sadece tutunmak bu düzende, dışarda ya da içerde bir yere..

İçerde” üzerine 2 yorum

    1. Çok teşekkür ederim içten yorumlarınız için.. İşte kendimce anlatıyorum bi şeyler.inşallah Zamanla daha güzel yazarım..sevgimle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.