kırılgan kadınlar

Kırılgan kadınlara ithafen..

En çok da, kadınlar kırılgandır bu hayatta..

Karşısındakini kırmamak için, her şeyi en ince detayına kadar düşünen insanlar vardır. Onlar, diğer insanlara göre hep daha bir hisli, daha bir naziktirler. Kalp kırmaktan, imtina ederler.

Kırılırlar, ama yine de, başkalarının kırılmasına izin vermezler.

İyi niyetleri, bu yüzden onlara hep ayak bağı olmuştur.

Önce, karşısındakini düşünürler. Hassas ve naziktirler.

 

hassas kalpler

En büyük korkuları, birilerini gücendirmektir. Çünkü, haklarında kötü biri olduğu yargısına varılsın istemezler.

Hatta çoğu zaman, karşı tarafın olumsuz davranışlarından, kendilerini sorumlu tutacak kadar da ileri giderler..

Söylenen her söze, yapılan her harekete, kendilerince anlam yüklerler.

Kazara, biri ‘Günaydın’ demeyi unutsa mesela, hemen üzerlerine alınıp, ‘Yanlış bir şey mi yaptım acaba?’ diye başlarlar kendilerini hırpalamaya..

En çok da, kadınlar hassas oluyor bu hayatta, ne yazık ki.

Belki de yapıları gereği.

Bir de, kırılgan kadınlar var tabi..

Onların da yorgunlukları, kırgınlıkları, hayal kırıklıkları, heybelerinde gizli..

 

kırılgan kadınlar

İçlerine atarlar onlar da bütün acılarını ve hüzünlerini..

Attıkça da, yük olur biriktirdikleri.

Bu yükün altında ezildikçe de, kambur olur içindeki dertleri..

O heybenin içinden bazen, bu hayattan umduğunu bulamamış, tabiri caizse sıdkı sıyrılmış kadınlar çıkar.

Ya da okumak istediği halde okuyamamış, istemediği şeylere boyun eğmek zorunda kalmış, kendi hayatından feragat ederek, başka hayatlara can vermiş kadınlar.

Bazen de, pek çok hevesi kursağında kalmış, ellerine kına bile yakılamadan evlendirilmiş, bir çırpıda büyümek zorunda kalmış küçük kadınlar çıkar.

Hepsinin tek bir isteği vardır aslında.

Anlaşılmak, sevgi görmek, değer verilmek ve de güvende olduğunu hissetmek.

 

kırılgan kadınlar

Kırılgan kadınlar, iyi insandırlar aynı zamanda..

Halden anlarlar. Herkesi, fazlasıyla önemserler.

Hüzünlüdürler. Çünkü, herkesin derdini, kendilerine dert edinirler.

Sürekli, karşı tarafın ne istiyor olabileceğini düşünmekten ya da onları nasıl mutlu edebileceğine dair kafa yormaktan, kendilerine bir kere bile, ‘Asıl ben ne istiyorum?’ diye sormazlar.

Bu hassaslıkları yüzünden, çoğu zaman incinmiş ve incitilmiştirler.

Bu hayatta, sadece kendini düşünen insanlar var oldukça, belli ki onlar da hep üzülecektir.

Yine, bütün dertleri yüklenip, kendilerini harap etmeye devam edeceklerdir.

Çünkü kolay kolay kimseye kıyamaz , kimseyi kıramaz onlar.

Değer verirler..

Yeri gelir kusurları görmezden gelir, kıta kanaat getirirler.

Sizi derleyip toparlar, aynı zamanda da, kolunuz kanadınız olurlar.

Kol kırılır yen içinde kalır der, bütün sırları kendilerinde saklarlar.

Bazen, dilinin ucuna kadar gelmiş tüm cümlelerinden vazgeçip, alttan alırlar..

Bazen de, aldanmış gibi yapar, sizi yanıltırlar.

Kadın, hep kendinden ödün verdiği için kırılgandır.

Söylemez, ama içten içe o da kırılır.

 

kırılgan kadınlar

 

O her zaman senin yanında olurken, sen onun yanında olmadığın zaman,

O seni yere göğe sığdıramazken, sen onun düşüncelerine ve duygularına değer vermediğin zaman,

O seni düşünürken, sen onu hiçe saydığın zaman,

O seninle konuşmaya can atarken, sen ona yüz çevirdiğin zaman,

Sen kendi dünyanda mutlu yaşarken, onun bütün dünyasını kararttığın zaman,

Sana koşarak geldiğinde, sen ona bir adım bile atmadığın zaman,

Bir tatlı sözüne yenik düşeceği halde, senin ağzından tek bir kelam çıkmadığı zaman,

Çok kırılır.. Çok da canı acır.

O yüzden ne olur  kırmayın, bu hassas kadınları..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.