Koku

Koku

Kokunun peşinden..

Bazen burnunuza bir kokunun gelip de, sizi alıp çoook uzaklara götürdüğü oldu mu? Sonrasında her şeyi daha net hatırlayıp, o kokuyla birlikte son puzzle dokunuşu gibi bütün parçaları tamamladığınız.

Ya da bir parfüm kokusu duyup, izini aramaya çalıştığınız…

Bu koku!” deyip içinizden, hem aradığınız o insanı bulmak, hem de o anıları tekrar tekrar yaşamak için çevrenize bakındığınız..

O zaman, sanki bir zaman makinesinin içine girmiş gibi, her şeyi hızlı çekimde, tek tek yaşadığınızı hissedersiniz.

İnsanlar, şehirler, anılar alelacele gözünüzün önüne gelir.

Beş duyu organı içinde en etkilisi kokudur bence. Çünkü insan gördüğünü, duyduğunu, hissettiğini unutabilir ama kokuyu asla. Kodlanır sanki hafızaya.

Bu, bilimsel açıdan da kanıtlanmış gerçi. Beynimizde yer alan ‘Thalamus Süzgeci’, beş duyu organımız için bütün uyaranları harekete geçiren bir filtre özelliği gösterirken, bunu kokular için yapamıyormuş. Yani kokuyu olduğu gibi hafızaya geçiriyormuş.

Öyle ya, bazen içtiğiniz kahvenin kokusu hatırlatır, ta eskiden kalma bir arkadaşı. Onu hatırlamak istersiniz, merak edersiniz şimdi ne yaptığını. Gözleriniz dolup, bulmaya çalışırsınız hangi ara birbirinizden bu kadar uzak düştüğünüzü. “Oysa ki, ne çok seviyordum onu.” dersiniz içinizden. Aramaya yeltenirsiniz ki, yine bir şey engellemiştir sizi. “Belki de eskisi gibi değildir artık”  dersiniz, o kokunun sahibi..

Bazen uzaklara gönderirsiniz en sevdiğinizi. Gitmeden önce son bir kez içine çekersiniz kokusunu, özlemi sizi çok sarmasın diye.

Kaybedilen en sevilense eğer, ona ait bir gömleğe ya da  eşyaya sarılıp da, iç çeke çeke ağlarsınız. Kokusu kalmıştır çünkü. İçiniz parçalanır koklarken .. Burnunuzun direği sızlar hatırlarken..

Koku ruhtur, kimliktir, parmak izi gibi tektir. Herkesin, hatta her evin, onunla bütünleşen farklı bir kokusu vardır. koku

 Kokular hep bir şeyleri çağrıştırır insana.  Yağmurdan sonraki toprak kokusu dinginliği, sabun kokusu temizliği, fırından yeni çıkmış ekmek kokusu sıcaklığı, kahve kokusu dostu, bebek kokusu masumiyeti, gevrek simit kokusu paylaşmayı, anımsatır mesela bana. 

Daha merdivenlerdeyken kokusunu aldığınız, annenizin yaptığı o üzümlü kurabiyeler, sizi güvende, şefkatli ellerde, her şeyden de önemlisi sıcacık evinizde olduğunuzu hissettirir.

Yitirilenler, özlenenler bazen çekmecedeki bir fotoğraf albümünden, bazen de hatırladığınız o en özel anıda çıkagelir sizin ziyaretinize.

O zaman işte, açarsınız içinizdeki o naftalin kokulu sandığı. Gözlerinizi kapatıp gidebildiğiniz kadar gidersiniz anılarınızın peşinden. O kokunun izinden. Bütün görüntüler, gülüşler, sesler aklınızda belirir. 

Zaten insan kokusuyla gelir dünyaya.

Bu yüzden de giderken, kokusuyla imzasını atar sevdiklerinin hafızasına.

Dünkü hain saldırıda şehit düşen kahraman polisimiz Fethi Sekin, sen de hiçe saydığın canınla, şehit kokunla imzanı attın hayatımıza, hafızamıza.. Ruhun şad olsun..

 

Koku” üzerine 9 yorum

  1. Bana mutluluk veren çocukluğunu hatırlatan 1.koku kapalisarcidaki kahvecinin buram buram kahve kokusu.2.uzun çarşı esnafının kapı önlerini yıkadıktan sonraki asfalt toz karışımı kokusu sabah güneşiyle birleştiğinde muazzam bir görüntüydü benim için.

  2. Anneannemin maşinga soba üzerinde haşladığı tanelenmiş mısır kokusu bugünkü gibi burnumda😍beni çocukluğumuza götürdünüz,yüreğinize sağlık😀

  3. Anneannemin maşinga soba üzerinde haşladığı tanelenmiş mısırın kokusu bugünkü gibi burnumda😍beni çocukluğuma götürdünüz,yüreğinize sağlık😀

  4. Gerçekten çok güzel anlatmışsınız . Elinize sağlık. Benim de nedense burnumda hep bi naftalin kokusu var. Çocukluğumdan kalma sanki 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.