masallar

Masal

Bir varmış bir yokmuş arasında..

Masallar, hep cezbetmişdir bizi ışıltılı dünyasıyla.

O yüzden de severiz dinlemeyi..

Küçükken, uykuyu sevdiren tek şey olduğu içindir belki.

O zamanlar, uyumak üzereyken başucumuzda anlatılırdı masallar. Sonunun nasıl biteceğini harfi harfine bilmemize rağmen, yine de aynı masalı defalarca dinlemeyi isterdik.

masal (1)

Ama başımıza ne geldiyse de, bu masallar yüzünden geldi.

Çünkü, o kadar sevdik ki masalları, hayatımızda hep öyle olsun istedik.

İyiler kazansın, kötülük olmasın ve hep mutlu son olsun.

masallar

Masallarda hep iyi olanlar kazanıp da, kötüler eninde sonunda kaybeder ya hani, işte bu yüzden, dünya da bize hep adil olacakmış gibi gelirdi. .

Ya da bir mucize beklerdik. Olmadık bir anımızda, derdimize derman olacak sanki..

Gel zaman git zaman, “Bana masal anlat.” diye can atan bizler, büyüdükçe de “Bana masal anlatma.” demeye başladık birbirimize.

Olmayacak şeylere inanır da, hayal kırıklıkları yaşarız diye belki de..

Korktuk nedense..

Prensleri, prensesleri, devleri, cinleri, uçan halıları, sihirli anahtarları kabullenirdik eskiden de, büyüdükçe bunları içimize sindiremedik bir türlü.

E, küçükken pek aldırış etmiyorduk tabi, süpürgeyle bir cadının uçmasına..

Ya da lambanın içinden bir cinin çıkıp da, bütün istekleri yerine getiriyor olmasına..

Ama yaşadıkça da acı bir gerçeklikle öğrendik, hayatın masallardan ibaret olmadığına..

Çünkü ne beyaz atlı bir prens bekler bizi şatosunda, ne de dermansız hastalıklar bir zaman sonra kendiliğinden iyileşir bu dünyada..

masallar

Ne Hansel ve Gratel gibi kötülerin elinden öyle kolay kolay kurtulunur kolaylıkla, ne de Sindrella gibi küllerin içinden yeniden doğabiliyoruz bu hayatta.

Büyüyünce, büyüsü de bozuluyor masalların demek ki..

Defalarca bizi ayakta uyutmaya çalışsalar da uyutmuyor hiçbirşey bizi eskisi gibi..

Demek ki gelmiş artık uyanma vakti.

O zamanlar evvel zamanlara, kalbur samanlara, pirelere, tellallara tahammülümüz varmış.

Eninde sonunda gökten 3 elma düşer, muradımız da olurmuş ne de olsa..

Hala, mutluluğu sonlarda arayışımızın da nedeni bu galiba.

Masallardan geriye, bir varmış bir yokmuş kaldı aklımızda.

Varlık ve yokluk arasındaki gel-gitlerimiz de, en nihayetinde tamamlanıyor yokluğumuzla.

Şimdi varız, ama bir bakmışız ki yokuz, hiç beklemediğimiz bir anda.

Bu masal değil ama!

 

 

 

Masal” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.