memnun

Herkesi memnun edemezsiniz!

Herkesi memnun etme çabası

Herkesi memnun etme telaşına düştün mü bir kere, endişe yumağı halinde herkesin yüzüne gözüne bakarak hallerini hareketlerini yokluyorsun demektir.

Zaten sen de bu yufka yüreğin ve özverili halinle oldun olası hep bu telaş içinde buldun kendini değil mi?

Öyle ya, olmasa da varını yoğunu vermeye hazırsındır, senden borç para istese biri.

 

endişe

Tam da bir yere gitmek üzereyken, “Evdeysen, geliyoruz” diye arasalar, onlara “İşim var.” diyemediğin gibi, “Gel tabi, buyur bekliyorum.” dersin.

Bir şey yerken yine aklındaki O’nu düşünür, “Keşke, O da burada olsaydı.” diyerek  her halükarda yediklerini boğazına dizmeyi ne de güzel becerirsin.

Kendi başına bir yere gitsen, “Onları çağırmadım diye bozulacaklar mı bana acaba?” diye bu sefer de kendini yer bitirirsin.

İstemediğin halde “Şimdi yüz yüze bakıyoruz, hakkımda ne der, ayıp olur!” düşüncesiyle gittiğin her yerde ise, kendine bol can sıkıcı zamanları hediye edersin.

Bir şey alsan kendine, “Ona almadım diye bozulur mu acaba?” diye yine kendince vesveselere kapılıp gidersin.

Herkes senden çekinmeden pek çok şeyi ister ama sen nedense kimseden bir şey isteyemezsin.

Ne olacak değil mi senin şu hallerin?

Farkında mısın? Bu hastalık derecesine varan hallerin yüzünden, fikrini bile söyleyemez hale geldin.

Karşı tarafın gözüne girmek, sevilmek, onay görmek için sürekli kendinden ödün verip, onların düşüncelerini kabul ettin.

 

endişeli

Sen en iyisi kurtul şu hastalıkları hallerinden.

Çünkü sen bunları yapmayı alışkanlık haline getirdikçe, insanlar sürekli senden aynı şeyleri yapmanı beklerler.

En çok da senin iyi niyetini sömürürler. Bütün bunları senin görevin bilirler.

Sen, herkesin sevgisini kazanmak için istediklerini elinden geldiğince yapmaya çalışırken nedense hep ikinci plana itilirsin.

İtildikçe de kendini değersiz ve her daim onaylanmaya muhtaç hissettiğin kısır bir döngüye girersin.

Bu muhtaçlık duygusu ailene, eşine ya da arkadaşlarına her geçen gün daha da bağımlı hale getirir seni.

Birilerinin sana, “Harikasın!”, “Bunu güzel yapmışsın!”, “Çok iyisin!” diye söylediği her onay cümlesinden sonra kendini iyi hissederken, bunları dememeleri halinde ise büyük bir yıkım yaşarsın.

İhtiyaç duyduğumuz bu onaylanma isteği, ta çocukluk zamanından nefret ettiğimiz kıyafetleri giyerek, ya da kendimizi takdir teşekkür belgesi almaya endeksleyerek başlıyor aslında.

Böylece, hep başkalarının bizim hakkımızda iyi şeyler düşünmesini istiyor, herkesi memnun ederek onların onayını almayı öğreniyoruz.

Bütün bunların sonucunda baş gösteren özgüven eksikliği ile birlikte, başarısızlıktan ve en çok da sevilmemekten korkuyoruz.

En kötüsü de atılan her adım için onay bekler hale geliyoruz.

Bu kadar özveriye rağmen karşılık alamayınca kendimizi daha beter kahredip, hayal kırıklığı yaşıyoruz.

Zaman geçtikçe kendimize olan saygımızı, inancımızı, güvenimizi yitiriyoruz.

Sonrasında ise içimizdeki bizi küstürüp tek başına kalıyoruz.

 

memnun etmek

Bütün bunlar elbette günün birinde içimizde birikenlerin patlamasına, hatta o zamana kadar kırmamak için üzerine titrediğimiz o kalpleri de fazlasıyla kırmamıza neden olacak.

Bütün emekler heba olacak.

Bence artık buna bir son verelim ve kendimize bir “DUR!” diyelim.

Başkalarının bizi sevmesini, onaylamasını beklemeden, önce biz kendimizi sevelim.

Çünkü, insan sahip olmadığı şeyi veremez.

“O, mutlu olursa ben de olurum.” düşüncesinden vazgeçip kendimize bir yol seçelim.

Herkesi memnun etmek imkansız. Bunu da artık kabul edelim.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.