okul başarısı hayat başarısı

Okul başarısı aynı zamanda hayat başarısı mıdır?

Başarının sırrı

Herkesin kendince bir başarı tanımı vardır. Kendince kabul ettiği bu tanıma göre de hayatını şekillendirmeye çalışır. İnsan hafızasında, küçük yaşlardan beri çeşitli şekillerde kodlanmıştır başarı. “Aferin”, “Bravo”, “Takdir”, “Teşekkür” gibi çeşitli kavramlar hep başarıyı çağrıştırır.

İnsan, daha kim olduğunu bilmiyorken bile emeklemeden yürüdüğünde, ya da yaşından önce konuştuğunda başarılı sayılır. Diğer yaşıtlarından akıllı olarak adlandırılır.

Daha birinci sınıftayken, herkesten önce okumayı yazmayı öğrenmek, sınavlardan iyi notlar almak, sonrasında iyi bir üniversite ve elbette ki hatırlı bir işe ve çevreye sahip olmak başarı demektir.

Haliyle insan da, bunlara sahip olmak için elinden geleni yapmak istemektedir.

 

hayat başarısı

Çoğu insan okulda başarılı olursa, hayatı boyunca da her alanda başarılı olacağına inandırılır. İnsan böyle olunca, okul başarısının devamında gelen hayatta da iyi bir işe, eşe, kısacası her şeyin en iyisine sahip olacağına inandırır kendini.

Peki, gerçekten okul başarısı hayat başarısı ile eşit mi devam eder?

Yaş ilerledikçe farkına daha fazla varılan ve daha iyi idrak edilen bu sorunun cevabı ne yazık ki; Hayır.

Şöyle bir etrafa bakıldığında, okulu birincilikle bitirmiş kaç öğrencinin, çalışma hayatına atıldığında da aynı başarıyı yakalayabildiğine şahit olabiliyoruz ki?

Ya da mesleğinde başarılı olan kaç kişinin, özel hayatında da bir o kadar başarılı ve mutlu biri olduğuna?

başarı

İnsan okul hayatında fazlasıyla haşır neşir olduğu başarı kavramıyla ileriki dönemlerde de kendince hep yan yana yürüyeceğini sanır.

Bütün matematik problemlerini çözebiliyorsa şayet, hayata dair bütün problemleri de çözebileceğini düşünür mesela. Ya da su gibi ezbere bildiği tarih dersleri misali, kendi geçmişiyle de yeri geldiğinde çok kolay hesaplaşabileceğine inanır.

Öğretmenlerinin onu sevdiği, takdir ettiği gibi, herkesin de onu sevip takdir edeceği yanılgısına düşer.

Yanılgı, insanın kendi geleceğini, ailenin istekleriyle, toplumun beklentileriyle daha fazla yönlendirip, sahip olduğu yetenekleri ve ilgi alanlarını göz ardı etmesiyle başlar.

Okulda elde edeceği disiplinli çalışmayı ve sahip olduğu empati yeteneğini geliştirdiğinde, hayat başarısına her geçen gün bir adım daha yaklaşır insan.

Sorumluluk duygusu gelişmemiş, amacı ve özgüveni olmayan ya da aşırı özgüvenli olan birinin hiçbir şekilde hayatta başarılı olamadığını, gözümüzün önündeki örneklerden de anlayabilmemiz mümkün.

İnsan kendini, ilişkilerini ve özgüvenini geliştiremediği sürece, sadece ezbere okuduklarıyla yetinerek hayatı sorgulamadan yaşamaya devam ettiği müddetçe, başarısı teoride kalacak ama pratikte çuvallayacaktır.

 

okul başarısı

Bazı insanlar okumamıştır. Eğitimi yoktur. Ama çok küçük yaşta, hayatla mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Hayatın zorluklarını görmüşler ve kendi tabirleriyle hayat okulundan mezun olmuşlardır. Amma velakin, hayat mücadelesinde başarılı olmakla birlikte eğitim alamadıkları için hep bir yerde durmak zorunda kalmışlardır.

Bazı insanlar okumuştur. Ama sadece okumuştur. Okuduklarını, yaşamla birlikte yoğuramadıkları gibi içselleştirememişlerdir. Bu yüzden, daha hayata adım atar atmaz sudan çıkmış balığa dönmüşlerdir.

Çünkü hayatla işbirliği yapamamış dolayısıyla öğrendikleri de hiçbir işe yaramamıştır.

Ne yazık ki, okul ya da iş başarısına, aile-sosyal hayat başarısı ve mutluluğu eklenmedikçe, hayatta başarıyı yakalamak da imkansız gözüküyor. Hayat başarısı, tüm bunlar dengede tutulduğu zaman gerçekleşiyor.

 

başarılı olmak

Herkesin içinde, fazlasıyla yetenekli olduğu, kendini o alanda başarılı, hatta bir o kadar da özel hissettiği, gizli kalmış bir yetenek bahçesi var. Resim, müzik, spor, dikiş, yemek yapımı gibi.

Yetenekleri dahilinde işini severek yaparak birinin, başarılı ve mutlu olması muhtemel bir gerçekse, bu bahçeleri tam zamanında keşfedip, buradaki yeteneklerin parlamasını sağlamak da başarının anahtarı olsa gerek.

Kaldı ki, herkes öğretmen, doktor, mühendis olursa, aşçı kim olacak?

Ya da kim bozulan musluğu, televizyonu tamir edecek?

O yüzden başarı en çok yetenek, disiplin, sorumluluk ve daima çalışmakla gelecek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.