ozgurluk-heykeli-

Özgürlükler ülkesi Amerika’ya ne oldu böyle?

Yeni Başkan,Yeni Amerika

Geçen akşam haberlerde, 5 yaşındaki bir çocuğun Müslüman olduğu gerekçesi ile Amerika tarafından tehdit unsuru sayıldığını; bu yüzden de kelepçelenerek havaalanında bekletildiği haberini izledim.

Dehşet verici gerçekten de..

İnsan bütün bu gelişmeleri izlerken, ister istemez “Özgürlükler ülkesi Amerika’ya ne oldu böyle?” demeden edemiyor. Hayret ediyor. 

Öyle ya, şimdiye kadar dünyadaki çoğu insanın özellikle de gençlerin hayali bir şekilde Amerika’ya yerleşmekti. Fırsatlar ülkesine adım atabilmekti.

 

Amerika

Amerika

Neden?

Çünkü, Amerika şimdiye kadar her fırsatta özgürlük, adalet, eşit fırsat, dayanışma gibi kavramların savunucusu ve uygulayıcısı olduğunu dile getiriyordu.

Yine her seferinde, üstüne basa basa Amerikan vizyonunun bu değerlerden oluştuğunu vurguluyordu.  

özgürlük

Dolayısıyla Amerikan vatandaşı olmak, bu değerlere sahip bir ülkede yaşadığını düşünen Amerikalılar için  elbette gurur verici, diğer ülke vatandaşları içinse özendirici bir rüyadan ibaretti.. 

Ama ne var ki; bu Amerikan Rüyası Trump’la bitmişe benziyor. 

Bazı Müslüman ülke vatandaşlarının Amerika’ya girişini yasaklayan ve mültecileri sınır dışı etme kararları ile, Amerika’nın savunduğu o temel taşlar da bir bakıma birer birer yok olmaya başlıyor. 

Hal böyle olunca, insanların inançlarını hedef alarak bir bakıma İslamofobiyi de körükleyen bu davranışlar, Amerika’nın özgürlükten aslında ne anladığını  bir kez daha sorgulamamıza neden oluyor. 

Kaldı ki; insanları inançlarına göre sınıflandırarak, sadece aynı şeyleri düşünen insanlarla bir arada yaşamayı isteme ütopyası, kendini “Süpergüç” olarak lanse eden bir ülke için ne kadar doğru bir davranış olabilir ki?

Bütün bunlar, bugüne kadar  Amerika’yı Amerika yapan bir olgu olan ‘Çok farklı ülkeden ve dinden insanlara kucak açmış özgürlükler ülkesi’ olduğu imajı ile ne kadar örtüşmektedir?

Amerika’ya bu hayallerle gelerek, zorluklara rağmen orada yaşamaya başlamış, bir şekilde tutunabilmiş insanların geleceklerini çalmak, özellikle de tek değerin “İnsan” olduğu vurgulanmış bir ülkede hangi seçim vaadinden ya da hangi izlenecek politikadan daha önemli olabilir ki?

Bu durumda, Amerika’nın eleştirdiği ya da beğenmediği ülkelerden ne farkı kaldı şimdi?  

Trump, dünyada ve Avrupa’da yaşananları büyük bir kargaşa olarak nitelendirmiş. 

trump

Amerika, Makyavel’in de dediği gibi “Başarıya giden her yol mübahtır.”  savından hareketle şimdiye kadar istediklerini elde etmek için her yolu deneyen ülkelerden biri olarak dünyada yaşanan bu kargaşadan hiç mi sorumlu değil yani?

Bu düşünceyle hareket eden devletlerin, ortaya çıkan tabloda-kargaşada payları hiç mi yok peki?

Bütün bunlar düşünüldüğünde “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” ikileminde olduğu gibi “Amerika mı terörden besleniyor, yoksa terör mü Amerikadan?”  sorusunu sormadan da edemiyor insan..

Yoksa Trump, bu kargaşanın çözümü olarak dünyadan, Duman’ın da şarkısında söylediği gibi;

”Özgürlüğün ülkesi 
 Adaletin temsilcisi 
 Teröristlerden kurtar bizi” dememizi mi bekliyor?

Özgürlükler ülkesi Amerika’ya ne oldu böyle?” üzerine 2 yorum

  1. Çok doğru yorumlamassin Bilgecim …ünlü bir kahinin kehanetine göre de trump son başkan..yani ABD nin sonunu hazırlıyor gözüküyor…Kalemine eline sağlık…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.