Bahar temizliği

Bahar temizliği zamanı.. Baharın gelmesiyle birlikte, cemreler de toprağa yavaş yavaş düşmeye başladı. Parklar, erik dallarının pembeli-beyazlı açtığı çiçeklerle ve zarif lalelerle süslendi. Mor sümbüllerin kokusu ise ruhunuzu çoktan ele geçirdi. Bünyede etkisini fazlasıyla göstermeye başlayan yaşama sevinciyle birlikte sırayı, evlerdeki köşe bucak bahar temizliği aldı. Böylece, bahar da sizi kış uykusundan uyandırmış oldu.     Temizlik kraliçeleri başladılar bile odaları havalandırmaya, perdeleri yıkamaya, çekmeceleri boşaltmaya, yazlık kışlık ayrımı yapmaya.. Üşengeçlerin durumu vahim, ama onlar da baharın geldiğinin farkında.   Üzerlerindeki […]

aidiyet

Bir yerlere, bir şeylere, birilerine ait olmak isteriz ya da hissederiz. Peki gerçekten ait miyiz?

Aidiyet duygusu Yaşadığınız şehre, ülkeye hatta kendi evinize yabancılaştığınız zamanlar mutlaka olmuştur. Böyle anlarda, içinizi kaplayan o kocaman boşluk hissinin beraberinde gelen can sıkıntısıyla ne yapacağınızı şaşırır, nereye ait olduğunuzu bilemezsiniz. Kalabalıklarda yalnız kalır, tek başına kaldığınızda kendi seslerinizle çoğalırsınız.   Sonra da “Ben kimim?” “Nerden geldim, nereye giderim?” diye söylenmeye başlarsınız. Elinize aldığınız telefonunuzla, rehberdeki isimlere şöyle bir göz atıp, o anki duygu durumunuzu samimi bularak paylaşabileceğiniz, tek bir isime bile gözleriniz ilişmemişse şayet, bulmak istediklerinizi kendi boşluğunuzda aramaya […]

iğne oyası

Teyzemin iğne oyaları

İnce dantel iğne oyaları Tam bir el emeği, göz nurudur iğne oyaları. Yapılışı bir o kadar zor ve sabır gerektiren bir uğraştır. İğne oyaları, zarif kadınların zarafetli simgesidir. İliştirildikleri yerde ince bir sızı gibi titretir, hem yüreği hem de gözleri. Benim çok marifetli ailemin –ben hariç- nadide bir üyesi olan teyzemin, iğne oyalarına baktık bu hafta sonu. Önceleri çeyiz olarak daha çok havlu ve yazma kenarlarında gösterirdi bu hünerini. Şimdilerde ise, yaptığı iğne oyalarını kendince modernize etmiş, broş, küpe, bileklik, kolye gibi aksesuarlar yaparak […]

okul başarısı hayat başarısı

Okul başarısı aynı zamanda hayat başarısı mıdır?

Başarının sırrı Herkesin kendince bir başarı tanımı vardır. Kendince kabul ettiği bu tanıma göre de hayatını şekillendirmeye çalışır. İnsan hafızasında, küçük yaşlardan beri çeşitli şekillerde kodlanmıştır başarı. “Aferin”, “Bravo”, “Takdir”, “Teşekkür” gibi çeşitli kavramlar hep başarıyı çağrıştırır. İnsan, daha kim olduğunu bilmiyorken bile emeklemeden yürüdüğünde, ya da yaşından önce konuştuğunda başarılı sayılır. Diğer yaşıtlarından akıllı olarak adlandırılır. Daha birinci sınıftayken, herkesten önce okumayı yazmayı öğrenmek, sınavlardan iyi notlar almak, sonrasında iyi bir üniversite ve elbette ki hatırlı bir işe ve […]

zeigarnik etkisi

Yarım kalan şeyler neden unutulmaz?

Zeigarnik etkisi Dilinize takılan bir şarkının, bütün bir gün boyunca kafanızı meşgul ettiği zamanlar oldu mu? Ya da yarıda kesmek zorunda kaldığınız tatilin, tadının damağınızda kaldığı anlar? Çocuklarınızı zorla götürdüğünüz misafirlikte, oyunun en can alıcı yerinde, “Hadi gidiyoruz!” dediğinizde, neden bu sefer de zorla eve getirirsiniz? Okul yıllarından geriye en çok aklımızda kalan konular, neden o zamanlar öğrenmekte en çok zorlandığımız dersler olmuştur? Bir sınav sonrasında, neden çözdüklerimizden çok, çözemediklerimiz aklımızda kalır? İzine çıkarken, neden kafamızı en çok bitiremediğimiz işlerin […]

anne baba çocuk

Çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte mi hareket etmesi gerekir?

Çocuk gelişiminde anne ve babanın rolü Genelde, çocuk gelişimi ve eğitiminde anne ve babanın birlikte hareket etmesi gerektiğine inanılır. Yani baba çocuğuna kızıyorsa, annenin de ona kızması gerektiği, ya da baba çocuğunun bir şeyi yapmasını istemiyorsa, yine annenin de aynı şekilde, buna müsamaha etmemesi gerektiği yönünde salıklar verilir. Açıkçası ben hiç başaramıyorum bunu. Zaten yapım gereği, öyle sert mizaçlı biri de değilimdir. Ayrıca, anne babadan korkmayı da çok mantıksız bulurum. Kaldı ki, insan korktuğu birini nasıl sevebilir ki?   Böyle düşündüğüm […]

başrol

Herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur.

Başrol Bir filmi seyrettiğinizde, kendi hayatınızın da filmlere konu olacak kadar dolu olduğunu düşünerek “Anlatsam roman olur.” dediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur. Aslında doğrudur. Çünkü, bir bakıma herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur. Doğumla birlikte başlayan senaryoda, size verilmiş bir rol mutlaka vardır. Filmin konusu, mekanı, ışıkları, ana karakterleri bellidir. Senaryo ilerledikçe de, yeni karakterler ve mekanlar bu serüvene dahil olur. Oynadığınız rolde başarılı olmak, ya da olmamak tamamen sizin elinizdedir. Müthiş bir performans sergileyerek, başrol oyuncusu olabileceğiniz gibi, iyi oynamaktan vazgeçip, […]

Nazar boncuğu

Batıl inançlarınız var mı?

Batıl İnançlar Uğurlu sayınız ya da kolyeniz var mı? Veya, uğurlu olarak addettiğiniz bir gününüz? Bunlar yoksa bile eminim ki, biri bıçak veya makas gibi kesici bir aleti, elinize vermek istese, sonrasında kavga edebileceğinizden şüphe ederek, onu almak istemediğiniz zamanlar sıklıkla olmuştur. Ya da en azından, o an düşündüğünüz bir şeyi, başkası sizden daha önce söylerse, istemsizce de olsa “İlahi, benden çok yaşayacaksın!” demişliğiniz çoktur. Genellikle, batıl inancımızın olmadığını düşünürüz. Ama kabul etsek de etmesek de, ne yazık ki, çoğumuzun […]

beklemek

Beklemek

Beklemekle geçen günler.. Hayatımız, hep birilerini ya da bir şeyleri bekleyerek geçer. Bazen sabırsızlıkla, bazen heyecanla, bazen çaresizlikle, bazen de korkuyla bekleriz olacakları. Bazen, kısacıktır bu bekleyişler. Göz açıp kapayana kadar geçer gider. Bazen de uzundur. Beklerken, sanki bir ömür biter. Ama hep beklersin. Okulu bitirip, bir an önce işe girmeyi beklersin. Bir yere gitmek için, otobüs, ya da tramvay beklersin. Birini seversin, muradına ermeyi beklersin. Hayata küsünce de, talihinin dönmesini beklersin. Uzun banka kuyruklarında, sabırla sıranın sana gelmesini beklersin. […]

iyi yürekli çocuklar yetiştirebilme

İyi yürekli çocuklar nasıl yetiştirilir?

İyi yürekli çocuklar yetiştirebilme.. Hafta sonları, nerdeyse bütün zamanınızı çocuğunuzla birlikte geçirip, hemen hemen her isteğini yerine getiriyorsunuz ya da alıyorsunuz. Ama ne yaparsanız yapın, onun gözü hala almadığınız o boya kalemlerinde kalıyor. Artık, buna bir son vermenin zamanının geldiğini düşünüp “Hayır!” diyorsunuz. Bu sefer de ağlamaklı sesiyle “İstediğim hiçbir şeyi almıyorsun!” diye sızlanmaya başlıyor. O an, gözüne dizine dursun diyeceğiniz geliyor.. Öyle ya, sanki siz kendinize o vitrinde gördüğünüz gömleği alabildiniz mi? Onun yerine, sırf o mutlu olsun diye, […]