Sihirli sözcükleri biliyor musunuz?

Sihirli sözcükler..

Duru, şu kitabı bir versene!

Sihirli sözcükleri söylersen, veririm anne.

Sihirli sözcük mü? O da ne? Abrakadabra? Hokus pokus?

-Hayır hiçbiri değil anne. Lütfen, şu kitabı verir misin?  diyecektin sadece.

Böylece öğrenmiş oldum, ilk sihirli sözcüğü.

Sihirli sözcükler

‘Lütfen’in sihri, söylendiği cümleyi nazik bir hale dönüştürmesinden kaynaklanıyor herhalde.

Lütfen deyince, cümle emir kipi olmaktan çıkıp da bir yardım, bir rica cümlesi haline gelince, insan karşısındakine hiçbir şekilde kayıtsız kalamıyor. O kişiyi asla kıramayıp, istediği şeyi yapmadan edemiyor. Sanki, eli kolu bağlanıyor.

Lütfen, açılmayan o kapının, elimize tutuşturulmuş bir anahtarı oluveriyor böylece..

Gönül alıcı, kırıcı olmayan ve nazik bir şekilde ifade edilmiş sözler kimin hoşuna gitmez ki?

Yalnız, dilden güzel cümlelerin çıkabilmesi için, önce kalbin güzel olması gerekir.

Öyle ya, söyleyen kişinin dilinden bazen ok olur da deler geçer insanı sözler, bazen de su misali ferahlatır yüreği. Her söyleyiş, farklı bir anlam yükler sözlere. Bazen ilgi-alaka, bazen de ima..

Lütfen, işte tam da buradadır. “Nezaket” ve “emir” gibi birbirine zıt iki kelimenin ortasında kalmış bir ayraçtır.

Teşekkür etmek ise bulaşıcıdır. Bumerang etkisi yaratır. Bir zamanlar içtenlikle söylediğiniz o teşekkür, döner dolaşır sizi bulur. Bu sefer de müteşekkir olur.

Tevazu gösterip de teşekkür ettiğimizde birine, olumlu bir etki oluşur ortamda bir şekilde. Karşımızdaki insanın, yüzüne kondurduğumuz tebessümle, ister istemez o da, daha fazla nazik davranmaya başlar bize.

Ne yazık ki; nazik, duyarlı ve hassas insanlarken, gittikçe kaba, bencil ve duyarsız insanlara dönüştük.

Mesela siz, en son ne zaman birine teşekkür ederim dediniz? Ya da hatanızı kabullenip de mahcup bir şekilde özür dilediniz?

sihirli sözcükler

Özür dilemek, başlı başına erdemdir zaten. Elbette ki, yerinde.

Hata yapabiliriz, istemeden de olsa birini incitmiş ya da kırmış olabiliriz.

Ama, hatamızın farkına vardığımızda, özür dileyebilmeliyiz.

Boşuna dememişler, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır diye.

Asi davranan, öfkeli insanlar bile tatlı dille yola gelebildiğine göre.

Özür dilemeyip, bir de üzerine ‘ben bilirim’ci tavırlarla burnunun dikine dikine gidildiğinde ise, işler daha karmaşık bir hale geliyor.

Özür dilemek sizi küçültmez. Aksine, şayet karşımızdaki değer verdiğimiz biriyse onun gözünde takdir görmenize, büyümenize neden olur. Öfke azalıp da tansiyon düşünce, insanların birbirini daha iyi anlamasına neden olur.

Sihirli kelime, “Seni seviyorum” ise en cimri kullandığımız cümledir herhalde. “Aman, nasıl olsa biliyor sevdiğimi ne gerek!” diye diye, belli bile değil artık ne seven ne de sevilen, sevgimizi sakladığımız için içten içe.

Eskiden, sevgi göstermenin ayıp olduğu kabul edilirmiş. O yüzden de anneler babalar çocuklarını sevdiklerini belli etmezlermiş. Çocukların en çok sevgiden beslenerek büyüdüğü artık uzmanlar tarafından da dile getiriliyor. Aslında sadece çocukların değil, hepimizin her an sevilmeye, düşünüldüğünü bilmeye ve hissetmeye ihtiyacı var. O yüzden, bazen bir anda söylenmiş seni seviyorum cümlesi, her şeye değer olabiliyor.

Hayatınızda, özellikle de ikili ilişkilerinizde huzursuzluk ya da kavga istemiyorsanız, bu sihirli kelimeleri doğru yerde ve zamanda kullanmayı bilmek gerekli bence.

Bu arada, bu yazıyı zamanınızı ayırıp da okuduğunuz için size çok teşekkür ederim.

Lütfen, siz de özür dilemekten çekinmeyin.

Sizi seviyorum.:)

 

Sihirli sözcükleri biliyor musunuz?” üzerine 4 yorum

  1. Bazı insanlara güzel olmuş eline sağlık demek de çok zor gelir. Zavallı insanlar ne yasadilarsa bu hayatta bu kadar nefretle yoğrulmuşlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.