Simli Kart

      Yeni yıl denilince benim ilk aklıma gelen şey hala o simli yeni yıl kartlarıdır. Dokundukça ellere yapışırdı o simler. Ne günlerdi.. Şimdiki çocuklar bilmez ama eskiden insanlar, bayramlarda ve yeni yılda uzakta yaşayan akrabalarına yahut arkadaşlarına kart gönderirlerdi.
     Üzerinde geyik, Noel Baba, çam ağacı resimleri olan o simli kartların büyüleyici bir yanı vardı benim için. Simler en çok çam ağaçlarının üzerinde olurdu. Onlara dokunmayı çok severdim. Çam ağacının altındaki kutulardaki hediyelerin ne olduğunu tahmin etmeye çalışırdım. Noel babanın geyikleri, sokak lambalarıyla aydınlatılmış uzun ince yolun sonundaki o küçük kulübeye gitmek için, karda ayak izi bırakırdı. Bazen o malum evin bacasından çıkan duman, pamuktan olurdu. Ona dokunurken sanki kara dokunuyormuş hissine kapılırdı insan. Bu kartlar yüzünden kar yağmayan yeni yıl günlerini epey yadırgardım.
     Simli kartların en güzellerini seçtikten sonra, akrabalarımıza ya da  arkadaşlarımıza hangisinin gideceğine karar verirdik. Ben, en güzel kartı en sevdiğim kuzenime gönderirdim. Üzerine dolmakalemle özenle ne yazacağımı daha önceden ezberlediğim yeni yıl dileklerimi yazar, gözlerinden öperdim.
    Şimdi daha iyi anlıyorum o kartlardaki asıl güzellik, arkasına yazılan dileklerde gizliymiş.
    Tarih atılmış ve itinayla yazılmış o el yazılı kartlar o zamanlar sevdiklerimizle iletişim kurmanın tek yoluydu bizim için. Zarfın üzerine “gönderilen” ve “sayın” kısımlarını defalarca doğru yazdık mı diye kontrol ettikten sonra doğru postaneye giderdik. Kartın kaç günde gideceğini kendimizce hesaplar, zamanında ulaşmasını temenni ederdik. Sonra heyecanla beklerdik. Mutlaka bizi de düşünen birileri vardı. Kimlerdi acaba?
    Bizim o zamanlar bir posta kutumuz yoktu, kapının altından atardı postacı zarfları. Her gün kaybettiğim bir şeyi bulacakmış hissiyle baktığımı anımsıyorum kapının altına.
   Heyecanla beklediğimiz o kartpostal geldiğinde, yaşadığımız mutluluk tarif edilmezdi. Gönderirken ayrı heyecanlanırdık, geldiğinde ayrı. Hatırlanmak ve özel olduğunu hissetme zevki paha biçilmezdi.
   Öyle bekleyişler yok artık..
   Bunun yerine cep telefonuna gelen ve her biri birbirinin aynısı olan toplu mesajlar var. Artık zahmetsiz ve hissizce gerçekleştiriyoruz bu temennilerimizi. O simli karttaki tek cümle bile insanın yüzünde sıcacık bir gülümsemeye neden olurken, yüreğimizin ve duygularımızın teknolojiye ayak uydurmaya çalışan yazı karakterleriyle çoğu zaman umursamadan gönderiyoruz mesajı.  Bir süre sonra da sil demek yeterli oluyor telefonun hafızasını.
   Keşke yine gönderebilseydik birbirimize. Değişen hayat, kartpostalları da unutturdu bize. şimdilerde posta kutularımız, faturalara kaldı.
   Elimizden düşmeyen telefonumuz sayesinde, simli kartların yerini artık sim kartlar aldı.

Simli Kart” üzerine 7 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.