tatil

Neden tatile çıkmak istiyoruz?

Tatil hayalleri

Okullar kapandı, sevilen diziler sezon finali yaptı, yazlıklara gelişler-gidişler başladı derken, bizim de tatil zamanımız geldi; hatta kapımıza kadar dayandı.

E, hak ettik ama! Bütün bir sene boyunca, hiç bitmeyecek bir telaş içerisinde bir oraya bir buraya koşturup durduk.

Bu hengamenin içinde ayakta kalabilme çabası ise, bizi fazlasıyla strese soktu. Haliyle de yordu.

Ya bu sene, sonunu bir türlü getiremediğimiz o soğuk kışın kasvetine ne demeli?

Biliyorum, bu uzun mevsim geçişi hepimizin canına tak etti.

Nihayetinde ise, hissettiğimiz zihinsel ve fiziksel yorgunlukların hepsi birleşti ve bizi tüketti.

 

tatil

Tatilin adı bile güzel. Adını andığımız anda, bizde uyandırdığı hisler ve bize kurdurduğu hayaller bile bizi mutlu etmeye yetiyor.

İnsan, bir süre sonra ister istemez, ertelenmiş heveslerin, isteklerin, boşvermişliklerin hepsini koyup da bir bavula, “Neresi olursa olsun gidesim var; gidip de dönmeyesim var buralardan!” coşkusuyla yollara vururken buluyor kendini.

Seviyoruz bu fikri. Bütün bir sene hayalini kuruyoruz. Hepi topu 14, bilemedin 20 güne sığdırmaya çalışıyoruz koca bir yılın özlemini.

 

tatil

E, bir nevi tadilat dönemine giriyoruz. Dağ başında, deniz kıyısında ya da elimizde kumandayla televizyon karşısında, biz farkında olmasak da koca bir yılın muhasebesini yapıyoruz bilinçaltımızda.

Bütün bunlar sonucunda, fabrika ayarlarımıza dönebiliyorsak ne ala. Her şeye uzaktan bakabiliyorsak, bir nebze de olsa yenilenebiliyorsak, bence tatil de ulaşıyor amacına.

 

deniz tatil

Şayet tatile, hem kafanızda hem de omuzlarınızda biriken o ağır yorgunluğunuzla birlikte çıkıyorsanız; sessiz, sakin ve huzur veren ortamlarda bulunmanız daha iyi olacak zannımca.

Bitik ve monoton bir yaşantıdan bıkarak, isyankarları oynayan bir halet-i ruhiye içerisindeyseniz ama; bir otelde kalarak durağan bir tatil yapmak yerine, değişik yerleri görebileceğiniz, farklı yemekler ya da adetlerle tanışabileceğiniz, hiç görmediğiniz yerlere gitmeniz, düşünüyorum da, daha mı mutlu eder sizi acaba?

Her ne olursa olsun, bu tatili sonuna kadar hak ettiğinizi unutmayın asla!

Gel gelelim, zaman su gibi akıyor ve aylarca hayali kurulan tatil de bir çırpıda bitiveriyor.

O anki tükenmiş ruh halimizle, “Şimdi gidiyorum ama dönüşüm muhteşem olacak!” nidalarıyla çıkılan her yolculuk sonrasında, her şeyi bıraktığımız gibi bulduğumuzda yaşanılan ‘tatil sendromu’ da bu sürecin en son parçasını oluşturuyor.

Her ne kadar deniz, kum ve güneşle özdeşleştirilmiş olsa da, elbette her insanın beklentisi ve isteğine göre değişiyor tatilin anlamı, tanımı..

 

deniz kum gunes

İster kilometrelerce uzaklarda, isterse bir adım ötede, sadece kendi evinde huzur içinde olmak yeter de artar insana isteyince.

Öyle ya, tatil kimine göre altın sarısı kumsallarda denizin dibini görebilmek, kimine göre de kılını bile kıpırdatmadan öylece durmaktır çekilip bir köşede.

Türk Dil Kurumu’nda ‘tatil’; ‘eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre’  olarak tanımlanmış ki; bu tanımın sadece çalışmadan geçirilen süre kısmına odaklanıp kaldım bende.

Evet evet, tatil bence bu yüzden iyi geliyor bize 😉

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.