yürümek

Yürümek: Açık havada mı? yoksa yürüme bandında mı?

Yürümek..

Yürümeyi çok sevmekle birlikte, çalıştığım için ne yazık ki buna pek fırsat bulamıyorum.

Kışın da, erken kararan hava yüzünden dışarı çıkmak mümkün olmuyor.

Bu sebeplerden dolayı, hep bir yürüme bandı almayı istemişimdir.

Çünkü, evde olursa hep elimin altında olacağını bildiğim için, ne zaman istersem o zaman yürürüm diye düşünüyordum.

Gerçi kullananlardan, pek de olumlu şeyler duymamıştım. Bir kaç kere yürüdükten sonra, artık kullanmadıklarını, hatta balkonlarında çamaşır askılığı olarak değerlendirdiklerini söylüyorlardı.

Üstelik büyük ve ağır olduğu için de, sabit bir yerde, mıh gibi çakılı kalmasından şikayet ediyorlardı.

Açıkçası, pek inanmıyordum bu söylenenlere. Biraz da abartı buluyordum.

Ta ki, yürüme bandında 30 dakikalık bir deneyim yaşayana kadar.

Bir kere, her şeyden önce çok sıkıcı. Ben o kadar sıkıldım ki, 30 dakika bana sanki 3 saatmiş gibi geldi.

Dahası, insanın kafasını sürekli, “Bandın dönen temposuna yetişemeyince, düşer miyim acaba?” sorusu meşgul ediyor. Bu ihtimali düşündükçe de, insan ister istemez geriliyor.

 

yürüme bandı

Bir bakıma insan, yürüme bandından düşmeden yürüyebilme becerisini, üzerinde deney yapılan ‘Hamster’lar gibi sergileme çabasında bulunuyor.

Yürüyüş bittikten sonra hissedilen baş dönmesi de, bu deneyin yan etkisi oluyor.

Biraz araştırma yaptığımda, yürüme bandının diz ağrılarına da sebep olabileceğini, hatta pek çok insanın da bu yüzden ayak ve eklem ağrısı çektiğini okudum. Egzersiz esnasında, ayaklar bandı kavramaya çalıştığı için dizlere de yük biniyormuş.

İnsanlar, sert zemin üzerindeki bandın hızına yetişebilmek için kendilerini kastıklarından, uzun süreli kullanımlarda, dizlerde ve ayak bileklerinde ağrılar oluşuyormuş.

yürümek

Ayrıca, vücut kendi kendini soğutamadığı için de, daha fazla terleniyormuş.

Açık hava yürüyüşlerinde ise, atılan rahat adımlar sayesinde, eklemlerimiz de bizim gibi rahattaymış.

Bazıları, yürüyüş yollarında belirlenmiş rota etrafında dönmenin, sıkıcı olduğunu söylüyor. Ama bir seçim yapılması istense, çoğu insanın açık havada yürümek isteyeceğinden  eminim.

Spor salonlarındaki yürüme bantları, kapalı mekanlarda kullanıldığı için karbondioksit dolu o hava, solunmak zorunda kalınıyor.  Bu da, açık havada yürümeyi tercih etmek için yeterli bir gerekçe bence.

 

yürüme bandı

Bu yürüyüşlerde, hele bir de yanınızda, size eşlik eden bir arkadaşınız varsa, konuşa konuşa zamanın nasıl geçtiği anlamazsınız. Birlikte yürümekten keyif aldığınız gibi stres de atarsınız.

Daha önceleri alamadığım için üzüldüğüm yürüme bandına, şimdi “İyi ki almamışım.” diyeceğim, aklıma gelmezdi doğrusu.

 Çünkü, bana göre yürüme bandı, gerçekten de yerinde saydığımızın bir kanıtı. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.